İnsülin direncini kırmak mümkün

Protein metabolizması, üreme ve bağışıklık gibi birçok sistehmi etkileyen insülin direncinin tedavi edilebilmesi için öncelikle beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının gözden geçirilmesi gerekiyor.

882
PAYLAŞ

Tüm dünyada ve ülkemizde giderek artan obezite ve diyabet, “insülin direnci” olarak adlandırılan metabolik sorunu da beraberinde getiriyor. Vücuttaki yağ oranının artması insülin direncine, insülin direnci de vücutta yağ oranı artışına ve obeziteye neden oluyor. Protein metabolizması, üreme ve bağışıklık gibi birçok sistemi etkileyen insülin direncinin tedavi edilebilmesi mümkün. Ancak bunun için öncelikle beslenme ve egzersiz alışkanlıklarının gözden geçirilmesi yani kişinin yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyor.

Memorial Ankara Hastanesi Endokrinoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Canan Demir, insülin direnci ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi veriyor:
“İnsülin direnci, insülinin dolaşımda bulunmasına rağmen glukoz, yağ ve protein metabolizması üzerinde biyolojik etkilerini gösterememesi halidir. Dokularda insülinin aracı olduğu glukoz kullanımının azalması ve karaciğerde glukoz yapımının artması ile ortaya çıkan metabolik bozulma, insülin direncinin temelini oluşturmaktadır. İnsülin direnci, tip 2 diyabet, hipertansiyon ve polikistik over sendromuna eşlik etmektedir. İnsülin direnciyle alakalı metabolik durumun değerlendirilmesinde; açlık ve tokluk kan şekeri, HbA1c değerleri bakılmalıdır. Gerekli durumlarda şeker yükleme testi yapılabilir.”

Bu değerlere dikkat!
Metabolik sendrom kriterlerini taşıyan bireylerde insülin direncinin de bulunduğu kabul edilmektedir. Aşağıdaki kriterlerden en az ikisinin mevcut olduğu kişilerde insülin direncinin de olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmalıdır:

  • Bel çevresi kadınlarda 80cm, erkeklerde 94cm üzerindeyse
  • Açlık kan şekeri 100mg/dl’den yüksekse
  • Kan basıncı 130-85mmhg üzeri veya hipertansiyon tanısı ile antihipertansif ilaç kullanımı varsa
  • Trigliserid düzeyi 150mg/dl’nin üzeri veya HDL-kolesterol(iyi kolesterol) kadınlarda 50mg/dl erkeklerde 40mg/dl’den düşükse

İnsülin direnci veya tip 2 diyabeti olan kişilerin yakınlarında genetik faktörlerin etkisi ile insülin direnci daha sık görülmektedir. Ayrıca hareketsiz yaşam, yüksek kalorili beslenme gibi faktörler de insülin direnci gelişimine yol açmaktadır. Kas, yağ doku ve karaciğer, insülin direncinden etkilenen dokulardır.

Şok diyetlerden uzak durulmalı
İnsülin direnci tedavisinde ilk adım, yaşam tarzı değişiklikleri. Tıbbi beslenme tedavisi, hareketin artırılması, uyku düzeninin sağlanması ve sürdürülebilir olması önemli. Tıbbi beslenme tedavisi; bireyin yaşı, cinsiyeti, fiziksel aktivite ve yaşam şekline göre kişiye özgün olarak belirlenmeli. Beslenme programı tüm besin ögelerini yeterli ve dengeli bir şekilde içermeli, kısa dönem şok programlar uygulanmamalı. Dengeli beslenme programı 4-6 öğünden oluşmalı. Sık aralıklarla beslenme bir sonraki öğünde fazla yemeyi önler. Günlük protein alımı toplam kalorinin %20-35’ini oluşturmalı. Proteinin yeterli miktarda alınması tokluk hissi ve yağsız vücut kitlesini koruması açısından önemli. Şeker gibi basit karbonhidratlar yerine, tam tahıl ürünleri ve baklagiller gibi kompleks karbonhidratlar tercih edilmeli.

PAYLAŞ