Köpekler ya da evren üzerine şarkılar Babylon’da

İsviçre’nin tanınmış seslerinden Sophie Hunger, 12 Kasım akşamı Babylon sahnesinde sevenleriyle buluşacak. Sorularımızı yanıtlayan sanatçı müziğini, “köpekler ya da evren üzerine şarkılar,” olarak tanımlıyor.

1210
PAYLAŞ

12 Kasım’da Babylon sahnesi, İsviçreli indie şarkıcı Sophie Hunger’ı ağırlıyor. Hunger’ın 2006 yılında odasında kaydettiği şarkılardan oluşan ilk albümü “Sketches on Sea” ile dikkatleri üzerine çeken Hunger, bu başarısının ardından Erik Truffaz, The Youngs Gods ve Stephan Eicher gibi isimlerle tanışma fırsatı elde etti. The Guardian’ın “Laura Marling, Beth Orton ve Björk’ün folk rock tınılarında buluşması” yorumunu yaptığı Sophie Hunger, ikinci albümü “Monday’s Ghost”u 2008’de yayınladı.

İsviçre listelerinde bir numaraya yükselmeyi başaran albümün ardından Hunger, 2010 yılında yayınladığı “1983” ve 2012 yılında yayınladığı “The Danger of Light” albümleri ile ismini ülke sınırlarının dışına taşıdı. Glastonbury Festival’de performans sergileyen ilk İsviçreli sanatçı olan Hunger, bu sayede ismini geniş kitlelere duyurmaya devam etti. 2013 yılında yayınladığı canlı performanslarından oluşan “The Rules of Fire” isimli albümüyle hayranlarının karşısına çıkan Sophie Hunger, bu albümle birlikte Fransız yönetmen Jeremiah tarafından kurgulanan bir belgesel paylaştı. Son olarak 2015’te yayınladığı “Supermoon” ile dinleyicisinin karşısına çıkan Hunger, bu albümde John Vanderslice ve Mark Lawson ile işbirliği yaptı. Sophie Hunger, “Le Vent Nous Portera”, “LikeLikeLike” ve “Shape” gibi sevilen parçalarını arka arkaya seslendireceği performansıyla İstanbullu müzikseverle buluşacak.

Urbanista’nın e-mail ortamında ilettiği sorularını yanıtlayan Hunger müziğini “köpekler ya da evren üzerine şarkılar,” diye tanımlıyor. Sanatçı müziği üzerinde büyük etki sahibi olan isimler arasında Tom Waits, Radiohead, Kashmir, Nina Simon, Jeff Buckley ve Courtney Barnett’i sayıyor ve şarkı yazımınd ve müziğinde onu en çok etkileyen şeylerin kırılmışlık, güzellik ve cesaret olduğunu söylüyor.

Ne tarz müzikler dinlersiniz? En sevdiğiniz gruplar ya da şarkıcılar kimler?
Çok boyutlu işleri seviyorum. Zekice yazılmış şarkı sözleri beni etkiliyor ama sıradışı bir enstrümanist ya da ses prodüktörünün aşırılıkları kaçması da hoşuma gidiyor.

sophie-hunger-02

 

Şarkılarınızın arasında sizin için özel bir önemi ya da hikayesi olan var mı?
Hepsinin var aslında.

Sahneye nasıl hazırlanırsınız?
Set listi gözden geçirir, unutuğum bir şeyler olmadığına emin olurum. Sadece çok çok heyecanlı olduğum zamanlarda ses ısınması yaparım ki bu da artık neredeyse hiç yaşamadığım bir durum. Sahneden hemen önce ekiple şakalaşır, gölge boksu filan yaparız. Bu bizim için bir gerilimle baş etme yöntemi.

12 Kasım akşamı sizi dinlemeye gelecekleri nasıl bir şov bekliyor?
İlk defa yeni trio ekibimizle çalacağız. Çok heyecanlıyız. Son derce samimi bir ortam olacak ama duygusal açıdan söylemiyorum bunu. Yakın ve doğrudan olmak anlamında… Bu da bir hayli riskli bir şey aslında.

Sahne kostümlerinizi nasıl seçersiniz? Bir stylingçi ya da modacı ile çalışıyor musunuz? Yoksa kafanıza göre mi seçiyorsunuz.
Kafama göre denebilir. Şu sıralar çoğunlukla siyah giyiyorum. Ayrıca artık sahnede elbise giymiyorum, eğer kavga etmem gerekirse hazırlıklı olayım diye…

Rider’ınızda yokluğunu asla tolere etmeyeceğiniz şey nedir?
Su

Rahatlamak istediğinizde müzik dinler misiniz? Evetse ne tür müzikler tercih edersiniz? Ya da rahatlamak ve kendinizi iyi hissetmek için neler yaparsınız gerginlik ya da keder anlarında?
Evet, rahatlamak istediğimde tercihim müzik, çünkü müzik bunu başarabilir. Çokça ve çeşitli müzikler dinliyorum, Kamasi Washington’ın yeni albümü, ya da Kanadalı Jesse Mac Cormack ya da İranlı grup Barad gibi. Kendrik Lamar’ın isimsiz albümü de muhteşem, ya da mesela bir Pazar sabahı henüz haberleri okumadan önce ilk kahveniz eşliğinde Madeleine Peyroux dinlemek… İşte bu muhteşem bir anın tarifi…

PAYLAŞ