Urbanista ile Hayatın İçinde Mimarlık seminerlerimiz başlıyor

1962
PAYLAŞ

Urbanista dergisi ile olan gönül bağımı, 2016’nın başında beraber tasarlamaya başladığımız ve nihayet 2016 Mayıs ayında yeni sezon için Akbank Sanat ortaklığında gerçekleştirmek üzere sonuçlandırdığımız bir seminer dizisi projesiyle bir adım ileri götürmüş bulunmaktayım. Bu seminer programından bahsetmek istiyorum bu yazımda: “Hayatın İçinde Mimarlık”. Bizim açımızdan kapsamı birazdan bahsedeceğim programla sınırlı kalmayan daha geniş bir araştırma konusu olan seminer dizisi, dijital dokümantasyon aracılığıyla, bir bilgi bankası, kapsamının ötesinde yeni sorgulamalara kapı açacak ya da zemin hazırlayacak bir beyin fırtınası ortamı yaratmayı amaçlıyor.

Mimarlık yaşamın o kadar içinde ki, sadece mimarlar ile mimarlığa dair konuştuğumuzda bu kapsamı anlamak mümkün olmuyor. Adını bildiğimiz ama tam olarak neye benzediğini göremediğimiz bir şeye dönüşüyor mimarlık kavramı. Karadelikleri nasıl görerek değil, diğer kozmik cisimlerle olan etkileşimleri sayesinde anlıyorsak, mimarlığı da hayatın içinden etkileşimde olduğu diğer alanlar üzerinden anlamaya çalışmak yoluna gidiyoruz bu seminer programında. Yani, mimar olmayanlarla mimarlığı konuşuyoruz.

Bu ilk sezonunda, mimarlığın, yapısına ve işleyişine ilk bakışta hiç belli olmasa da son derece içkin olduğu sekiz alandan uzmanla veya kanaat önderi isimle gerçekleştireceğimiz “Hayatın İçinde Mimarlık” seminerleri, sürdürülebilir kent hayatı üzerine düşünen Urbanista.com.tr’nin Genel Yayın Yönetmeni Tuba Parlak’ın moderatörlüğünde ve şahsımın sabit katılımıyla, interaktif ama akademik seminer dilinde değil, tam tersine yaşamın dilinde yapılacak. Amacımız, mimarlığın hayata tercümesi…

Kasım 2016-Haziran 2017 tarihleri arasında ayda bir kez şeklinde gerçekleşecek konuşmalara, İstiklal Caddesi’nde bulunan Akbank Sanat ev sahipliği yapacak ve, en önemlisi, konuşmalara dinleyici olarak katılım ücretsiz.

Uzakta olup katılamayacaklar, işi çıkanlar, yer bulamayanlar ve trafiğe takılanlar için, Urbanista’nın Youtube kanalı üzerinden konuşmalar oturumun akabinde video olarak yayınlanacak.

Seminer dizisinin ilk konuşması 18 Kasım tarihinde saat 19.00’da. Başlığı, Hayatın içinde Mimarlık: Psikiyatri…

Mekanın psikolojisinden bahsetmek mümkün mü? Mimari mekanın halet-i ruhiyemize etkileri nelerdir? Kent adamı delirtir mi, mutlu mutsuz eder mi? Kent planlamasının kentlilerin psikolojisinde ne derece etkisi olur? Ruh ve sinir hastalıkları hastanelerinde mimari tercihler, geçmişten bugüne, nasıl şekillendi? Mimari yapının sağaltım ortamına bu anlamda nasıl destekleri var? Psikoterapistin muayenehanesinde ne tür mimari tercihler yapılır. Psikoterapiyle psikanalizin farklı oturma gruplarına ihtiyacı nedendir? Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer ve ben birbirimize karşılıklı olarak bunları soracağız.

Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer, yakın dönemde Doğan Kitap tarafından yayımlanan,
“Herkes Kendi Hayatının Kahramanı” adlı kitabı ile geniş okur kitleleriyle buluşan, klinik psikiyatri çalışmaları içinde bulunmuş çok değerli bir bilim insanı ve hekim. Bir psikiyatriste sormak isteyeceğiniz her türlü soruyla sizi 18 Kasım’da Akbank Sanat’a bekliyoruz.

Önümüzdeki ayların program başlıkları ise şöyle:

Aralık: Hayatın içinde Mimarlık: Kafe/Kahvehaneler
Toplumsal hayatı biçimlendiren olayların mekanı kafeler ve kahvehaneler… Osmanlı imparatorluğunda, isyanların mekanı; Paris kafeleri entellektüelizmin mabedleri; bugün kahve kültürü ve kafeler yine yükselişte. Moda ve Karaköy kafeleri açıldıkları yerlerin yaşantılarını değiştiriyorlar. Bunun yapılara, mahalleye ve yaşama etkisi nasıl?

Ocak: Hayatın içinde Mimarlık: Bilimkurgu
Bilimkurgu üzerine düşünen, dokümantasyon yapan ve araştıran isimlerle işbirliği ile kurgu bilimin hayalindeki binalar, yaşamlar geçmişte nasılmış ve ne kadarı bugüne yansımış diye bakacağız. Osmanlı dönemine dair bilim kurgu yazını ile günümüz Türkiye’sindeki mimariyi kıyaslayacağız.

Şubat: Hayatın içinde Mimarlık: Sosyal Medya
Sosyal medya paylaşımları içinde mimari ve kentsel mekan paylaşımları nasıl bir yer tutuyor? Peki, bu kullanıcılar hakkında ne söylüyor? Bir Instagram gönderisi bir mekanı yeniden yaratır mı? Sosyal medyacılarla ve marketingcileriyle mimariyi konuşacağız.

Mart: Hayatın içinde Mimarlık: Arkeoloji
Mimarlığın ortaya çıktığı çünkü insanlığın yerleşik hayata geçtiği Neolitik dönemde yapılan o ilk mimari tercihler neden yapıldı? Yapı malzemelerinden kap kacağa kadar günümüz kullanımlarını halen belirlemeye devam eden o ilk mimari temellerin arkasında hangi pratik gerekçeler yatıyordu? Tüm bunların cevabı için Türkiye’den kazı bölgelerine sanal bir yolculuk yapacağız.

Nisan: Hayatın içinde Mimarlık: Yeşilçam Sineması
Mimarlık belleğimiz Yeşilçam filmlerinde, karakterlerin ne dediklerinde, nerede dediklerinde ve arka planda ne gördüğünde kayıt altında… Sadece kentlerin tarihi yok o filmlerde; büyüyen kentler, yeni mimarlıklara dair izler ve değişen kentte barınma halleri ile tüm bunların doğurduğu sorunlar da orada. O halde mimarlık tarihimizi Yeşilçam sineması üzerinden nasıl okuruz?

Mayıs: Hayatın içinde Mimarlık: Müzik
Mekan, dinleyeceğimiz müziği nasıl belirler? Binalar, sokaklar, meydanlar bir konser alanı olarak kullanılır mı? Uygun mimari alan olmadan müthiş bir konser mümkün müdür? Mekansal koşullar müzisyeni nasıl sınırlar? Konser organizatörleri mekansal sınırlarla nasıl mücadele ediyor?

Haziran: Hayatın içinde Mimarlık: Gastronomi
İstanbul’da pazar yerleri, Kapalı Çarşı, Mısır Çarşısı, Çiçek Pasajı… İspanya’da Mercado’lar, tapas barlar…. Sokakta yeme alışkanlıklarının çevresinde inşa edilen mimarlık nasıldır?

Programlarla ilgili gelişmeleri, gün saat ve tarih gibi bilgileri, Akbank Sanat’ın websitesi üzerinden de takip edebilirsiniz. Şimdilik, 18 Kasım’da görüşmek üzere…

PAYLAŞ