Vasiliki Papageorgiou, Niko’yu anlatıyor

Nikiforos Metaxas yaşamını müzik ve barışa adamış İstanbul aşığı özel bir insandı. Geçen Kasım ayında aramızdan ayrıldı. Nikiforos Metaxas ve hayat arkadaşı Vassiliki Papageorgiou en büyük hayalleri olan Heybeliada Uluslararası Müzik Okulu’nu açmak için çok çalıştılar ancak olanaksızlıklar bu projeyi yarıda bıraktı. Vassiliki, Niko için 20 Temmuz akşamı Heybeliada Ruhban Okulu’nda şarkılar söyleyecek. Bir ada akşamında güzel bir adamın ruhuna şarkılar söylenecek, ücretsiz olan bu konsere herkes davetli. Konser öncesi Nikiforos Metaxas’ın eşi Vassiliki Papageorgiou ile konuştuk.

1048
PAYLAŞ

Nikiforos Metaxas hayatı boyunca özel işlere imza atmış son yıllarında İstanbul ve Atina arasında sanat köprüsü kurmuş biriydi. Bize onu anlatır mısınız?
Onu tanıyan herkes çok iyi bilir, Niko çok etkileyici bir insandı. Yunanistan’da başlayan yaşam macerası onu Kongo’ya, oradan Avrupa’ya en sonunda ise İstanbul’a getirdi. 1968 yılında Paris’teydi. Arkasından rock müziğin zirve yıllarında Londra’da yaşadı. Dönemin büyük rockçıları ile müzik yaptı. Kozmopolit bir insandı. Zamanın en önemli olaylarına tanıklık etti. Çok güzel bir hayatı deneyimledi. Niko, Yunanistan dışında büyüdüğünden içinde hep bir Yunanistan aşkı vardı. Sonra İstanbul’a geldi. Artık Yunan kültürünü çok iyi bildiği için Osmanlı kültürünü öğrenmeye başladı. Her zaman; “Kendi kökünü iyi bilen insan başkasının kültürüne saygı ile bakar. Ancak bu şekilde güzel bir yaratıcılık olabilir iki kültür arasında” diyordu. Niko, bu bakış açısıyla iki ülke sanatı için çok önem taşıyan işlere imza attı.

Bosphorus projesi iki ülke arasındaki özel projelerden biriydi değil mi?
Evet. Niko, büyük bir aşk ile o eski kültürleri inceledi ve onların en güzel ve ortak noktalarını geliştirdi. Ondan sonra Bosphorus projesini yarattı. Yunanistan’a gidip konser verdiler. Ve burada da konserler verildi. Onun her zaman müzisyenlerin yaratıcılığını öne çıkartmak gibi bir derdi vardı. Bir diaspora çocuğu olduğu için birleştirmek üzerinden gidiyordu. Ve yaptığı işlerde armoni ve ahenk yaratmaya çalışıyordu.

Niko için İstanbul ne anlama geliyordu?
İstanbul, Niko için büyük önem taşıyordu. Çünkü Metaxas ailesi çok eski, Bizans zamanında burada yaşıyormuş. Fetih ile ailesi göç etmek zorunda kalmış. Niko her zaman İstanbul ve Konstantinapolis fikri ile büyüdü. Ve sonrasında gerçekten hayat Niko’yu tekrar İstanbul’a getirdi. Ardından benim İstanbul’a gelmem ile beraber Heybeliada’ya taşındık.

Heybeliada’da yaşam nasıldı?
Heybeliada’da bir rüyamız vardı. Heybeliada bizim için iki ülke arasında arada kalan kültürel bir simge idi. Bu rüyanın en güzel parçası ise bir müzik okulu kurma fikriydi. Oturduğumuz evden her gün yıkık Rum okulunu görüyorduk. Özellikle Niko’nun bu okulu restore ederek, müzik okulu yapma fikri vardı. Sonra birlikte bu hayali gerçekleştirmek için çalışmaya başladık.

Nasıl bir hayaldi bu, neler yaptınız?
Niko ile birlikte bu yıkık okulu restore edip, uluslararası müzik araştırmaları konusunda çalışan bir merkez oluşturmaktı amacımız. Özellikle bu coğrafyanın, yani Doğu Akdeniz’in müzikleri üzerine çalışmalar yapmak istiyorduk. Bu alanda gençleri yetiştirmekti hedefimiz. Çalışmalar sonucu Yunanistan’dan fon bulduk ama bildiğiniz gibi kriz çıktı. Tüm yenileme çalışmalarımız yarıda kaldı. Niko için çok üzücü oldu.

20 temmuz’daki konserde onu nasıl anacaksınız?
Bu konseri onu anmak için düzenliyoruz. Niko’nun doğum günü için 20 Temmuz’da onun için şarkılar söyleyeceğiz. Yaptığımız son albüm olan Ellinotourkika (Helen ve Türk) albümünden parçalar çalacağız. Ellinotourkika’yı iki ülke arasındaki ilişkilerin bu şarkılar gibi güzel olması dileğiyle yapmıştık. Güzel bir konser olacak. Rebetikolara, türkülere, Alevi deyişlerine yer vereceğiz. Hepimiz Niko’nun anısına beraber söyleyeceğiz. Herkesi bekliyoruz.

Yeni projeleriniz neler?
Sevgili ihsan Apça ile yeni bir albüm kaydediyoruz. Bu da bambaşka bir proje. Antik Yunan liri çalan Aliki Markantonatou ile yapıyoruz. Ben de mandolin çalıyorum. Geçen mayıs ayında Aksanat’ta çalmıştık. Projede Derya Türkan ve Oğuz Büyüberber de var. İnşallah önümüzdeki sonbaharda bu albüm piyasaya çıkacak. Geleneksel Ege parçalarından Anadolu’ya varıyoruz. Böylece geçmişten günümüze bir yolculuk yapıyoruz. Diğer projelerime de devam ediyorum.

Sizi İlhan Şeşen ile birlikte söylediğiniz ‘Rüzgar’ ile tanımıştık ilk olarak. Nasıl gerçekleşti bu proje?
Bu proje çok önemli bir projeydi benim için. Niko’ya Universal’dan teklif geldi. Böyle yola çıktık. İlhan, Gökhan ve Burhan Şeşen çok değerli isimler. Heybeliada’ya geldiler ve birlikte çok güzel çalıştık. Proje büyük başarı kazandı. Bu proje ile Atina’ya birlikte gittik ve konserler verdik. Bu çok güzel bir örnek oldu ve insanlar devamını istediler. O zamanlar ‘Rüzgar’ şarkısı ile ilk defa Yunanca ve Türkçe, İstiklal caddesinde duyulmaya başladı. Ve bu şarkı Yunanca Türkçe birlikteliği olan ilk parça olarak güzel bir kapı açtı.

 

Nikiforos Metaxas kimdir?
Nikiforos Metaxas, Osmanlı Müziğinde Rum, Ermeni, Musevi bestecilerin eserlerini maziden günümüze canlandıran efsane Bosphorus Topluluğu’nun kurucusu idi. Yunanistan’ın Kefalonya adasında doğdu. Afrika’da büyüyen ve son 35 yıl İstanbul’da yaşayan müzik bilgini Nikiforos müzik prodüksiyonları, konserleri ve araştırmalarıyla Türk-Yunan Kültür İlişkilerini coşku içinde pekiştirdi. Sanatçı, yaşamının son 10 yılını en büyük hayali olan Heybeliada Uluslararası Müzik Araştırmaları Merkezi’ni kurmaya adamıştı.

Vasiliki Papageorgiou kimdir?
Uzun yıllardır Heybeliada’da yaşıyor. Aile kökleri İzmir’de yatan, Gündoğarken başta olmak üzere Türkiye’de pek çok müzikal etkileşime giren sanatçı, Türkiye ve Yunanistan arasında gerçek bir kültür köprüsü olarak çalıştı. Kalan Müzik’ten çıkan albümü “Ellinitourkika”da iki toplum arasındaki kültürel akrabalığın izlerini derinleştiriyor.

PAYLAŞ