Yazarların sevdiği İstanbul sokakları

Hem sosyal hem de mimari açıdan çok kültürlü bir şehir İstanbul. Her sokağında farklı renkler, yaşamlar, güzellikler var. Biz de eserlerinde İstanbul’dan bahseden yazarlarımıza en çok hangi sokağı sevdiğini ve onunla ilgili anılarını sorduk.

2313
PAYLAŞ

Yaşadığımız şehirlerde, gerek iş gerek sosyal yaşam vesilesiyle her gün farklı bir sokağa düşer yolumuz. Çoğunda neler olup bittiğini farkına bile varmadan geçip gideriz öylece… Ama bir de, binlerce kez geçmiş olsak dahi her seferinde heyecan duyduğumuz, kokusuyla, sesleriyle ya da mekanlarıyla anılarımızı canlandıran özel sokaklar vardır. Bazen bu hissi kimseyle paylaşmaz, bazen de başkaları da bu heyecanı yaşasın diye uğraşırız. Mesela yazarlarımız bu konuda kimi zaman öykülerinde kimi zaman romanlarında paylaşırlar bu sokakları. Biz de Urbanista olarak, eserlerinde İstanbul’u konu edinen ünlü yazarlardan en sevdikleri İstanbul sokağını anlatmalarını istedik. Bakın hangi hikayeleri, heyecanlarını paylaştılar…

Sunay Akın
ZÜRAFA LAMBALI SOKAKistanbul-sokakları-sunay-akın
Şehirde sevdiğim sokak, Göztepe’deki Dr. Zeki Zeren’dir. Adını, anatomi hocası Zeki Zeren’den (1900-1973) alır. Burayı sevmemin sebebiyse İstanbul Oyuncak Müzesi’nin önündeki zürafa şeklindeki üç adet sokak lambasıdır. Yaklaşık 100 yıl önce Göztepe bölgesine ilk konağı yapan kişi Mehmed Tahir Münif Paşa (1830-1910) olmuştur. Kendisi, Osmanlı döneminde çıkartılan ilk Türkçe bilim dergisi Mecmua-i Fünûn’un kurucusudur. Paşanın bir diğer merakı heykeldir. Konağının bahçesine zürafa heykeli koydurur. Heykel o kadar ünlenir ki, yakınındaki tren yolundan geçen makinistler treni durdurarak yolcuların heykeli izlemesine izin verir. Bu heykel şimdilerde kayıp. Ama ben bölgenin tarihine atıfta bulunmak için, sokak lambalarının zürafa şeklinde yapılmasını sağladım. Hayli de ilgi çekici oldu. Bunun dışında bahsetmeden edemeyeceğim, manzarasına hayran olduğum bir sokak daha var: Yeldeğirmeni’ndeki Uzun Hafız. Denize doğru hafif yokuş şeklinde inen sokağın tepesinden baktığınızda denizi ve Kadıköy Mendireği’nin deniz fenerini görürsünüz.

Ahmet Ümit
HEM İSMİ GÜZEL HEM DE RENKLİLİĞİinci-pastanesi-mis-sokak
İstanbul’da geçmekten zevk aldığım yer Beyoğlu’ndaki Mis Sokak. Öncelikle ismi ve ismiyle zihnimizde oluşturduğu düşünceler çok güzel. Uzun bir sokak olmasa da, çeşitlilik doludur. Sabah erken saatlerde sakindir. Sonra yavaşça kalabalıklaşır. Çünkü güzel kafelerin, barların yoğun olduğu bir sokaktır. Bulunduğu binanın yıkılmasıyla ünlü İnci Profiterol de buraya taşınmıştı mesela. Ama yoğunluk korkutmasın, çünkü Beyoğlu’nun en geniş sokaklarından biri olması rahat etmenizi sağlar.

İstanbul’a gönül vermiş protest gençlerin merkezi de burasıdır. Sokağın başında bildiri dağıtılan standlar görülebilir. Her şeyiyle bir özgürlük sokağıdır burası benim için. Özellikle akşamları, kalabalığın içinden geçerken mekanlardan rock, caz ya da türkü gibi müzikleri duymak, hoş bir kaosun içinde hissettirir. İstanbul’un ne kadar çok farklı kültürü barındırdığını da hatırlatır… Yaz aylarında mekanlardan birine oturup geçenleri, kavga eden aşıkları, Beyoğlu’na ilk defa çıkanları incelerim. Bir de Tarlabaşı’nda yaşayıp okula gitmek için burayı kullanan, şakalaşarak yürüyen çocukları görmek keyfimi yerine getirir.

Buket Uzuner
TEK SOKAKTA ÜÇ MANZARAferit-tek-sokak-moda
Kadıköy’de Moda Burnu’nu çepeçevre dolaşan Ferit Tek Sokağı’nı eski Modalılar Devriye Sokak olarak anımsar. İstanbul’un en güzel burunlarından birini büyük bir elips çizerek gezen bir sokağa pek fazla yerde rastlanmaz. Adını, öğrenciyken meşrutiyetçi gençlerle Paris’e kaçıp, 1903’te Ecole Libre des Sciences Politiques’i (Siyasi Bilimler Fakültesi) yedincilikle bitiren, o zamanlar Jön Türk, sonrasında ilk Cumhuriyet Hükümeti’nde İçişleri Bakanı olmuş, Londra ve Tokyo eski büyükelçimiz, Fecr-i Âti’nin kadın yazarlarından Müfide Tek’in kocası, sanat tarihçisi Emel Esin’in babası Ferit Tek’ten almıştır. Kendisi, uzun yıllar yaşadığı Moda’da 1943’de vefat etmiştir.

Sokak, sadece sıradışı şekli, uzun ve güzel tılsımlı bir yılan gibi Moda’yı dolaşması, Moda Burnu’ndan aynı anda hem İstanbul Adaları’na, hem Fenerbahçe ve Kalamış’a hem de tarihi Yarımada’ya bakabilme zenginliğine sahip olduğu için özel değildir. Çok fazla yüzü ve zengin tarihi vardır. Benim kişisel tarihim açısından da özeldir. Hayatımın en güzel aşklarından birini yaşadığım çay bahçeleri, ‘Balık İzlerinin Sesi’ ve başka kitaplarımı yazdığım ahşap bankları, oğlumun kum havuzunda oynadığı Moda Çocuk Parkı, özlemle andığım Atatürk’ün vaktinde İngiltere kralını ağırladığı Moda Deniz Kulübü ve Anıtkabir mimarlarından Emin Onat’ın Moda’daki binalarından Marmara Apartmanı buradadır. Bir zamanlar Tülay Germen, Cemal Süreya, Haldun Taner, Mina Urgan ya da Nazım Hikmet gibi ulusal kültür hazinemize değer katmış kişilerin dolaştığı bu sokak, pek özeldir ve umarım kentsel dönüşüm ile bozulmadan uzun yıllar bir şehir mobilyası değerini korur.

Mario Levi
HER ADIMDA BAŞKA BİR KOKUSU VARgüneşli-bahçe-sokak
Bir yanda balıkçılar, bir yanda manavlar, turşucular, sakatatçılar, mezeciler… Çarşıda aradığınız her şeyi bulabileceğiniz, yıllardır aynı esnafın selam verdiği uzun ve güzel bir sokaktır Kadıköy’deki Güneşli Bahçe. Osman Ağa Camii’nin yanından girilen bu sokağa adımınızı attığınızda rengarenk dakikalar başlar. Sadece görüntüsü değil, kokuları için de severim burayı. Sokağa girip gözlerinizi kapatırsanız her adımda bir başka koku duyarsınız ki, buna çok az sokakta rastlanıyor artık. Sadece alışveriş için gitmem buraya. Kadıköy’e her gittiğimde sırf bu kokuları duymak ya da birkaç esnafla sohbet etmek için yolumu düşürürüm.

Son dönemde restoran ve meyhanelerin açılmasıyla daha da güzelleşti, akşam saatlerinde de canlılığını korumaya devam ediyor. Mekanlarda kadınlı erkekli eğlenen genç nüfusu görmek, İstanbul’un aydınlık yüzünü anımsatıyor. Her geçtiğimde beni yeniden etkileyen bu sokak zaman zaman kitaplarımda da ilham kaynağı oldu. 1999’da çıkan ‘İstanbul Bir Masaldı’ kitabımdaki Madam Estrella’nın evlendiği adamın dükkanı bu sokaktaydı mesela…

PAYLAŞ