Türkiye’de telefonun tarihi

Telefon gündelik yaşamımıza 1911’de kurulan Dersaadet Telefon Anonim Şirket-i Osmaniyesi ile girdi. O dönem bir elin parmaklarını geçmeyen abone sayısı, 1935’te 14 bine yaklaştı.

1563
PAYLAŞ

Bundan 140 yıl önce, 10 Mart 1876’da Amerikalı mucit Alexander Graham Bell, yardımcısı Thomas Watson ile ilk telefon görüşmesini yaptığı gün iletişimin bugün geldiği noktayı hayal etmiş midir, bilemiyoruz…

Kaynaklar telefonun mucidi olarak Graham Bell’i işaret etse de, telefonun icadı üzerine çalışan bir tek Bell değildir. Bu isimlerden Elisha Gray, Johann Philipp Reis ve Antonio Meucci çalışmaları ile öne çıkar. Bell, Edison ve diğer mucitlerin katkılarıyla hızla gelişen telefon, 1878’de Newhaven’de, 1879’da da Paris’te açılan telefon büroları ile tanınmaya ve yaygınlaşmaya başlar. O yıllarda “asrın icadı” olarak tanımlanan bu alet, 20. yüzyılın başında başlayan büyük yolculuğunu büyük bir hızla sürdürmeye devam etmekte…

Çok uzun yıllar kullandığımız bakalit telefonlardan biri.
Çok uzun yıllar kullandığımız bakalit telefonlardan biri.

İstanbul telefon ile tanışıyor
Telefonun 1876’da icadından çok değil beş yıl sonra, 1881’de İstanbul telefon ile tanışır. Ülkemizdeki ilk telefon hattı, Yeni Cami Postanesi ile Soğukçeşme’deki telgrafhane arasında çekilen tek telli hattır. Bazı devlet daireleri, postaneler ve banka şubelerinde kullanılmaya başlayan telefonun ülkemizdeki serüveni II. Abdülhamid’in bu alete olan karşı tutumundan dolayı kesintiye uğrar. Öyle ki Galata Liman Dairesi ile Kilyos tahlisiye binaları arasındaki hat hariç bütün telefon hatları kesilir, telefonlar toplatılır.

1908’de II. Meşrutiyet’in ilanıyla telefonun ülkemizdeki yolculuğu devam edecektir. Posta ve Telgraf İdaresi telefon tesis ve ruhsat işlerini tekeline alarak telefonun devlet dairelerinde kullanımına izin verir. 1919’da Posta Telgraf Genel Müdürlüğü yapan edebiyatımızın ünlü ismi Refik Halit Karay, ‘Bir Ömür Boyunca’ kitabında o yılları şöyle anlatır: “Derken Meşrutiyet ilân edildi. Hepimiz, ‘Aman elektrik! Aman telefon!’ diye haykırdık. Şurada, burada gaz motörlerinden kuvvet alan hususi elektrik tertibatı yapıldı; hususi kat telefonları da kuruldu. Devlet daireleri, polis ve emsali de telefona merak saldılar. Posta Nezareti’nde bir hükümet telefonu şebekesi vücude getirilmişti. Hani, yanındaki kolunu el kahve değirmelerinin sapı gibi çevirerek santrali aradığınız manyetolu telefonlardı bunlar… İşletmekten kollarımız yoruluyordu.”

1909’da Fransa’dan ithal edilen 50 hatlık telefon santralinin Sirkeci Büyük Postane’ye yerleştirilmesiyle telefon altyapısı gelişmeye başlayacaktır. 45 manyetolu telefon ile 28 aboneye hizmet veren bu ilk santral yetersiz kalır, İstanbul’da beş yeni santral kurulur. Aynı yıl 1871’de kurulan Posta ve Telgraf Nezareti, telefonu da bünyesine katarak Posta ve Telgraf ve Telefon Nezareti adını alır…

Ünlü oyuncumuz Bedia Muvahhit’in de (sağ başta) aralarında bulunduğu İstanbul Telefon Şirketi memureleri, 1914.
Ünlü oyuncumuz Bedia Muvahhit’in de (sağ başta) aralarında bulunduğu İstanbul Telefon Şirketi memureleri, 1914.

Dersaadet Telefon Anonim Şirket-i Osmaniyesi
Kamu binalarında kullanılan telefonun artık halkın da yararlanacağı bir alet olma yolunda ilk adımını atma zamanı gelmiştir. 1911’de İstanbul’da telefon hizmetleri için İngiliz işadamı Herbert Lows Webbe tarafından bir araya getirilen İngiliz, Amerikan ve Fransız ortaklı bir konsorsiyuma imtiyaz verilir. Bir süre sonra bu imtiyaz, 330.000 Türk lirası sermaye ile kurulan Dersaadet Telefon Anonim Şirket-i Osmaniyesi’ne devredilir. 30 yıl imtiyaz süreli olarak kurulan şirket daha sonra İstanbul Telefon Şirketi adını alacaktır.

İstanbul’daki santral ve şebekelerin kurulması üç yılı bulur. Santrallerde önce yabancı daha sonra da Fransızca bilen Türk memureler çalışmaya başlar. 1931’den sonra kademeli olarak santraller otomatikleştirilir ve memureler yerlerini makinelere terk ederler.

1914’te Beyoğlu, Tahtakale ve Kadıköy santralleri açılır. 1918’de İstanbul’da telefon abone sayısı beş binin üzerine çıkar. I. Dünya Savaşı’nda hükümet tarafından el konulan şirket, faaliyetlerine 1919’dan sonra devam eder. 1921’de İstanbul’un dört bir yanında peş peşe santraller açılır. O yılın istatistiklerine göre Los Angeles’ta bin kişiden 280 kişinin telefonu varken, İstanbul’da 7 kişi telefon sahibidir. Telefonun ülke çapında kullanılması için devam eden çalışmalarla 1926’da Ankara’da, 1928’de İzmir’de otomatik santraller kurulur. İstanbul ile Ankara arasında ilk şehirlerarası görüşme ise 1 Temmuz 1929’da yapılacaktır.

Eski bir kartpostalda Sirkeci’deki Büyük Postane.
Eski bir kartpostalda Sirkeci’deki Büyük Postane.

Faaliyetlerini İstanbul ve çevresinde sürdüren İstanbul Telefon Türk Anonim Şirketi, 9 Nisan 1936 tarihinde hükümet adına Ali Çetinkaya ile şirket adına Jean Boyau arasında yapılan bir anlaşmayla devlet tarafından satın alınır. İstanbul santralleri 1932’de otomatikleştirilir. 1938’den sonra telefon faaliyetleri ülke çapında PTT tarafından yürütülmeye başlar. 1970’lerde telefon artık günlük yaşamımızın bir parçası olmuştur. Telefon görüşmeleri postaneler, işyerleri, kahveler, telefon kulübeleri ve telefon bağlı olan şanslı evlerden yapılmaktadır. 1980’lerden başlayarak telekomünikasyon alanında büyük atılımlar yapan Türkiye, 1986’da araç telefonu ve ardından çağrı cihazları ile tanışır. 1993’te internet, ertesi yıl da cep telefonu gündelik yaşamımızın vazgeçilmez nesneleri olarak hayatımıza girer.

PAYLAŞ