Bir Lindy Hop masalı

Son dönemin yeni dans tutkusu Lindy Hop, 1920’ler tarzını günümüze taşıyor. Hem müzikleri, hem kıyafetleri hem de düzenli yapılan dans geceleriyle yaşam tarzınızı değiştireceği garanti.

2311
PAYLAŞ

“Ben bu dönemin insanı değilim, benim yaşayacağım zaman 1920’lerin 1930’ların Amerikası, Avrupası olmalıymış” diyen biri misiniz? Aklınızı, “Her şeyin iyisi o zamanlarda yaşanıp bitmiş. Sinema, tiyatro ya da dansa gitmek o zamanların kedili videosu. Herkes salon danslarını biliyor bir kere! Gidip izlediğin konserde Louis Armstrong’la Ella Fitzgerald düet yapıyor. Zaman o zamanmış!” gibi düşünceler mi kurcalıyor… O zaman size harika bir masal anlatacağım.

Bir Lindy Hop masalı
Evvel zaman içinde, çok eski zamanlarda, ta 2013’lerde, İstanbul diye bilinen bir şehirde, Selin diye bir kız yaşarmış. Selin, çok sıkıldığı bir Cumartesi akşamı “Bir şeyler yapsak mı” diye düşünürken, hali hazırda Taksim’de olan bir arkadaşından gelen “Parti var, gelsene” haberiyle hazırlanıp evden çıkmış. Bu bir masal olduğu için etrafa bakınıp belki peri anne gelip balkabağından araba falan yaparsa taksi parasından yırtarım diye bir süre beklemiş ama; gelen giden olmayınca mecburen bir taksiye atlayıp mekana ulaşmış.

Asansörün kapısını açıp yukarı çıkana kadar 2013 İstanbulunda olan Selin, mekanın kapısından içeri girdiği an 1920’lere ışınlanmış. Bu sihirli mekanda, fonda Ella Fitzgerald’ın en sevdiği şarkısı ‘Let’s Call The Whole Thing Off’ çalıyormuş ve etekleri uçuşan kadınlarla, pantolon askılarıyla göz dolduran adamlar yüzlerinde kocaman gülümsemeyle dans ediyormuş! Mutluluktan gözleri dolarak izlemeye başlamış Selin. Ta ki birileri onu da dansa kaldırıp adımları öğretmeye başlayana kadar…

Sonrasında masalımızda olaylar gelişmiş… Ve o gece filmlerde özenerek izleyip evde kendi imkanlarıyla eteklerini savura savura pratiğini yaptığı retro dans sahnelerinden birini birebir yaşayan Selin, bir dans stüdyosuna kaydolup Lindy Hop öğrenerek sonsuza kadar retro elbiseler, bol puantiye, nostaljik saçlar ve güzel ayakkabılarıyla en enfes caz şarkılarında dans ederek mutlu mesut yaşamış.

Lindy Hop nedir?
Türkiye’de yaşayanların Lindy Hop dansıyla nasıl tanıştığını bilmek anlamak, bu masalın ana karakterinin adını değiştirmeniz yeterli. Belki de gözlemlemişsinizdir, Türkiye’de son yıllarda gittikçe artan bir ilgi var bu dans türüne.

Lindy Hop’un kendisi, 1920′li yılların sonunda Harlem, New York’ta bir sokak caz dansı türü olarak ortaya çıkmış Afrika kökenli bir Amerikan dansı. Kökleri Charleston, breakaway, texas tommy ve cakewalk gibi diğer siyah Amerikan danslarına dayanan Lindy Hop, swing müziğiyle birlikte gelişmiş.

Türkiye’yi 2007 yılı civarında sarmalamaya başlayan Lindy Hop, bugün İstanbul Lindy Hoppers, Swing İstanbul, İzmir Lindy Hoppers başta olmak üzere birçok stüdyoda, sayısı her geçen gün artan bir kitleye öğretiliyor. Lindy Hop’un yanı sıra, dönemin diğer dansları Solo Caz, Charleston, Balboa, Collegiate Shag ve Authentic Jazz dersleri de veriliyor.

En mutlu sosyal topluluk: ‘Lindy Hopper’lar
Lindy Hop, eşli bir dans. Dansı idare eden kişi ‘Leader’, yani lider. Onun komutlarına uyarak dans eden kişi de ‘Follower’, yani takipçi adını alıyor. Başlamak için mevcut stüdyoları arayıp kayıt olmak yeterli. Dersler normalde haftada bir defa yapılıyor, fakat daha çabuk öğrenmek isteyenler için hızlandırılmış sınıflar açılıyor.

“Ben şimdi bu dansı öğrensem nerede dans edeceğim ki” diye düşünüyorsanız, boşuna üzülüyorsunuz. Lindy Hop dansıyla haşır neşir olan kitle kendi mutluluğunu kendi yaratmak alanında çığır açmış durumda. Lindy Hop öğrenmeye başladığınız an ilk duyduğunuz cümle “Pratiklere gel” oluyor.

Pratikler, adı üzerinde, derste öğrendiğiniz adımları çalışmak ve mükemmelleştirmek için stüdyolar tarafından size yaratılmış zaman aralıkları. Gittiğinizde, hocalarınız ve sizden daha uzun zamandır dans eden insanlarla dans ederek, yeteneğinizi geliştirme şansı buluyorsunuz.

Tarzınız değişecek
Lindy Hop, hayatınızı öyle ya da böyle değiştiriyor. Dans etmeye başladığınızda giydiğiniz kotlar, eşofmanlar; yerini kumaş pantolonlara, uçuşan eteklere, saç bantlarına, pantolon askılarına ya da güzel ayakkabılara bırakıyor. Dans ederken yarattığınız kinetik enerjiyle dünyevi işlerin nasıl kolaylaştığını deneyimliyorsunuz. Kısacası, dünyaya çok daha güzel bir yerden bakıyorsunuz.

Yanınızdakinin elinden tutup başlıyorsunuz dansa. Pratiklerin yanı sıra, her hafta düzenlenen dans geceleri, partiler derken bir bakıyorsunuz neredeyse haftanın her akşamı dans ediyorsunuz. Lindy Hop’a neden ‘sosyal dans’ dendiğini de bu sayede anlıyorsunuz.

O zaman dans, renk!
Stüdyoların pratikleri ve partileri, yazın sokaklara taşıyor. Kendinizi Caddebostan Sahil, Maçka Parkı ve Yıldız Parkı gibi açık alanlarda dans ederken bulabiliyorsunuz. Bu etkinliklerin yanı sıra, tamamen dansçıların kendi girişimi olan Swing Modası da mevcut: Havaların güzelleşmesiyle beraber açılışı yapılan Swing Modası, Lindy Hopperları havanın uygun olduğu her Salı akşamı Moda Sahil’de dans ettiriyor.

Bir de artık Türkiye’de uluslararası festivaller de düzenleniyor. İstanbul Lindy Hoppers ekibi Mart ayında ‘Crossover İstanbul Lindy Hop & Solo Caz Dans Festivali’ni düzenledi. Swing İstanbul ekibi de her yıl Eylül ayında ‘Orient Lindy Express’i düzenliyor.

Festivallerin yanı sıra, kâh yurtdışından gelen eğitmenlerin yönetiminde, kâh Türkiye’de yetişmiş değerli hocaların eşliğinde düzenlenen çeşitli atölye çalışmalarıyla yeni dans adımları öğreniyor, beden kontrolünüzü en üst seviyeye çıkarma imkanı buluyorsunuz.

Uzun lafın kısası, dans etmek için bize bir tek siz lazımsınız. Yiğit Özgür’ün meşhur karikatüründeki artık Lindy Hop resmi atasözü haline gelmiş repliği alıntılayarak yazıma bir son veriyor ve stüdyoların internet sitelerinin linklerini bırakıyorum sizler için: “O zaman dans, renk!”.

www.istanbullindyhoppers.com
www.swingistanbul.com
www.izmirlindyhoppers.wordpress.com

*Fotoğraflar: Levent Arslan

PAYLAŞ