Yaban kedilerinin koruyucu meleği

555
PAYLAŞ

Sarman, tekir, Siyam, Ankara, Van… Uluslararası İlerici Kedi Yetiştiricileri Birliği’ne (IPCBA) göre 70, Uluslararası Kedi Birliği’ne (TICA) göre 58 tür evcil kedi mevcut yeryüzünde. Hırvat piyanist Martina Filjak ise bunlarla ilgilenmiyor. Onun tutkusu doğadakiler. Avrupa’daki yaban kedilerinin korunması için kampanyalara destek veriyor, sosyal medyada bu konuda farkındalık yaratıyor.

Kasım ayında Antalya Piyano Festivali’ndeyken bu merakını sorduğumda şöyle yanıtlamıştı: “Piyanistlik hobiye zaman bırakmıyor. Ama doğa, yenilenebilir enerji, doğal koruma alanları ilgilendiğim konular.”

Son 15 yılda yıldızı parlayan Martina Filjak, sahnede mutlaka sürprizler yapıyor, spontanlığı çok önemsiyor. Sohbetimizde bu durumu şöyle anlatmıştı: “Konserde anlık kıvılcımlar önemlidir. Birey öncelikle profesyonel olmalı. Yorumla ilgili fikirlerini netleştirmeli, güçlü sanatsal beğenisi, hedefi olmalı. Bu spontanlık salona, sahnede piyanoya, odadaki sıcaklığa karşı duyarlı olmak ve tepki vermekle ilgili. Tüm bu ögeler, o konseri biçimlendirir, başarısını etkiler. Piyanist bunları yapmazsa, CD’deki icrayı üst üste dinleme tehlikesiyle karşı karşıyayızdır.”

Martina Filjak, 2009 yılında kazandığı Cleveland Yarışması’yla, 31 yaşında şöhreti yakalamıştı. ABD’nin önde gelen orkestralarıyla verdiği konserlerin, TV ve radyo programlarının yankısı Avrupa’ya ulaşınca özellikle Almanya’da sıkça konser vermeye başladı.
Naxos firmasıyla başladığı CD serüveninde, üçüncü albümde Sony sanatçıları arasına girdi.

Hayatın dezavantajlarını avantaja çevirmek konusunda takdir edilecek bir sanatçı Filjak. Doğduğu Zagrep içsavaşın ateşiyle kavrulmaya başladığında 10 yaşındaydı. Beş yılı bombalanan evlerden kaçmakla geçti.

15 yaşında Viyana’ya müzik öğrenimi için gitme hakkı kazandı. İhmal edilmiş, yeterince icra edilmeyen eserleri gündeme getirdi. Aynı süreçte altı yabancı dil öğrenmeyi de ihmal etmedi.

Martina Filjak, 14 Mart’ta CRR Konser Salonu’nda, Stefan Sanderling yönetimindeki Bilkent Senfoni Orkestrası eşliğinde Rahmaninof’un 2’nci Piyano Konçertosu’nu seslendirecek.
Yine Antalya’da bestecinin dört konçertosundan neden sadece ikincisini repertuvarına aldığını sorduğumda “Aralarından en klasik, en içe dönük, en kişisel olanı… Dinleyicinin tahmininden çok daha fazla şey söylüyor. İcrası, besteci kadar yorumcusu için de otobiyografik bir yolculuk” diye yanıt vermişti.

Martina Filjak, eminim ki İstanbul dinleyicisinin karşısına, en az Antalya’daki kadar renkli, spontan bir yorumla çıkacaktır.

PAYLAŞ