Gök Okulu ve Gözlemevi

752
PAYLAŞ

Mimarlık, kullanım için yaratılmış mekanlarla ilgilidir. Mekan ise bir eylemle iç içedir. Oturma odası, mutfak, okul, hastane gibi mekan tarif eden kavramlar içlerinde olup biten eylemleri anlatırlar. O eylemler ile o mekana dönüşürler. Bu yüzden çevremizdeki yapılarda geçen yaşantı onu yaratan toplumların eylem alanlarına dair çok şey anlatır. Çevreniz kültür yapıları ile doluysa, toplumun gündelik hayata içkin bir kültür yaşantısına sahip olduğundan söz edilebilirsiniz mesela.

Hayatımızın bir parçası olmadığından yeryüzünde uzay üssümüz yok. Uzay araştırmaları için fezaya gönderdiğimiz bilim insanımız ve buna dair yatırımımız olmadığından ona karşılık gelen bir mimarlığımız da yok. Ama gökler bize sandığımızdan daha yakın.

Öyle ya da böyle dünyadaki tüm teknolojik gelişmeleri takip eden Osmanlı’da, Hazarfen’in efsane ile gerçeklik arasındaki hikayesinin dışında teknoloji odaklı hayaller vardı. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Mustafa Kemal’in “İstikbal göklerdedir” sözüyle işaret ettiği gökler ve ona ulaşmaya yarayacak teknoloji, hem devlet hem de kişilerin varmak ve aşmak istediği bir hedefti. Efsanevi havacımız Vecihi Hürkuş’un hikayesini daha önce Urbanista’da okumuştunuz.

Türk girişimci Nuri Demirağ. Gök  Okulu’nu kurmanın yanısıra pek çok uçak modeli de tasarladı.
Türk girişimci Nuri Demirağ. Gök Okulu’nu kurmanın yanısıra pek çok uçak modeli de tasarladı.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan Türkiye Cumhuriyeti’ne dönüşen coğrafyada her iki zamanın da insanı olan Hürkuş, inadı ve çalışkanlığı ile yarattığı uçaklar ve uçuşlarla efsaneleşti. Yarattığı tüm eylemler ve onların mekanları, uçuş pistleri hangarlar ve üretim atölyeleri, uçmayı hayatın odağına almış bir toplumsal yaşantının sivil mimarlığını yarattı. Aynı dönemin önemli girişimcilerinden Nuri Demirağ, harika fotoğrafı ile ölümsüzleşen, bugün Yeşilköy Atatürk Havalimanı arazisinin olduğu yerde bulunan Gök Okulu ve Havaalanı ile birçok uçak modelinin de yaratıcısıydı. Kendi adını taşıyan Nu.D. 36 model uçak ile pek çok kişi sivil havacılıkla Gök Okulu’nda tanıştı. Soyadını Cumhuriyet’in ilk yıllarında inşa ettiği demir yollarından alan, Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası ise İstanbul Beşiktaş sahilindeydi.

Türkiye sivil uçak üretimi bugün girişimcilik hikayeleri dolayısıyla hayranlıkla yad edilen bir anıya dönüşmüş durumda. Nuri Demirağ ve çağdaşlarının girişimleri ile yarattıkları okullar, endüstri tesisleri ve havaalanlarının mimarisi ise araştırmaya değer, sürprizlere açık ilginç konular.

TÜBİTAK  Ulusal Gözlemevi, Toros’lar üzerinde yer alıyor.
TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi, Toros’lar üzerinde yer alıyor.

Göklerle ilgili bir diğer heyecanlı mimarlık ise gözlemevleri. 1965 yılında kurulmuş olan İzmir Ege Üniversitesi Gözlemevi de bunlardan bir tanesi. Bornova’da şehrin ışıklarından uzak, yüksek bir tepede Prof. Dr. Abdullah Kızılırmak ve Prof. Dr. Rümeysa Kızılırmak öncülüğünde kurulan gözlemevi geçen yıl 50’inci kuruluş yıldönümünü kutladı. Yaz aylarında düzenlenen gözlem şenlikleri ile pek çok profesyonel ve amatör gözlemciyi kendine çeken Ege Üniversitesi Gözlemevi ile İzmir, uzaya en yakın şehirlerimizden bir tanesi. Araştırma binası ve teleskop kubbesi ile beraber yapı grubu hem yapıldığı dönemdeki hem de bugünkü fotoğraflarıyla mimarlık araştırmacılarını cezbedecek nitelikte.

Türkiye’nin en heybetli gözlemeviyse Toros Dağları’ndaki TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi. Araştırma binası kayaların içine oyulmuş, teleskop kubbeleri sarp kayalıklar üzerine yerleştirilmiş bu yapı grubu, deniz seviyesinden 2500m yükseklikten uzayın derinliklerine bakıyor. Kısa zaman önce, Türkiye’nin en büyük teleskobuna sahip Gözlemevi’nde çalışmaların, çevredeki mermer ocaklarından gelen mermer tozlarının teleskobun aynasında birikmesi yüzünden sekteye uğradığı basına yansımıştı.

Göklere bakıp, ona doğru havalanıp daha fazlasını yapmak isterken, yeryüzünde daha fazla metrekareyi kaplamak için durmadan coğrafyayı değiştiren taş ocaklarından çıkan tozların, görüş alanımızı kısıtlaması ne kadar da manidar.

PAYLAŞ