Kent tasarımının ana hatları

Herkesin kent tasarımında aktif rol alması ve güçlü semt kültürleri yaratmak amacıyla Studio-X ve SANALarc işbirliği ile kurulan HEYigi ile ilk girişimleri olan Imaginable Guidelines İstanbul üzerine konuştuk.

560
PAYLAŞ

Şehirlilere, mahalleleri için kendileri bir şeyler yapabilsin diye bir araç yarattınız. Bu fikir nasıl çıktı?
Fikrin ilk hali SANALarc olarak Şişhane Park’ın tasarım süreci hakkında yaptığımız toplantılar sırasında oluştu. Bu uzun süreçte yaşadığımız iletişim kuramama, bilgi birikimimizi karşı tarafa aktaramama ve onların donanımlarından yeteri kadar faydalanamama gibi zorluklar bize, kent parçalarını tasarlarken hepimizin faydalanabileceği bir rehbere ihtiyacımız olduğu fikrini verdi. Bu ihtiyacın sıkıcı bir rehber metin ile giderilmesi veya uzun yasal süreçlerin hayal kırıklıkları yaratması yerine sivil, katılımcı ve keyifli bir araca dönüşmesini hayal ettik. Zaman içinde birkaç etkinlikle denemeler yaparak rehberin içerik ve formatını şekillendirdik. Aynı zamanda, İstanbul’un yalnızca sorunları değil potansiyeli, yaratıcı ruhu, insanı besleyen ve ilham veren hallerine de görünülürlük kazandırma isteğimiz projenin itici güçlerinden biri oldu.

Mesele aslında biraz da farkındalık yaratmak, değil mi? Peki belediyeler nasıl daha etkin kılınabilir bu konuda?
Elbette! Farkındalık kazandırmak kente dair her araştırma/rehber projesinin bir amacı herhalde. Ama şunu belirtmekte fayda var; sadece problem odaklı değil çözümün mümkün olduğu, çok farklı ve keyifli yöntemlerin elimizin altında olduğu konusunda farkındalık yaratmak istiyoruz. Tabii hayalimiz bu bilinci kentliye, uzmanlara, tasarımcılara, karar mercilerine, belediyelere, girişimcilere, sivil insiyatiflere ve akademisyenlere, yani çok faklı Heyigi-2aktörlere, güzel bir yolla hatırlatmak. Belediyeler bu rehberde, mahallelerdeki çöp kutularının tasarım kriterleri, pano tasarımı ya da trafik dubalarının standardize edilmesi gibi konularda teknik bilgiler bulamaz. Ancak çok daha elzem olduğunu düşündüğümüz konularda, mesela kentte yaşayan farklı kesimlerin sıkıntıları, belirli konularda neler düşündükleri ya da bilgileri dahilinde olmadığı için üstüne düşünemedikleri bazı sorunlara çözüm üretmek için hangi alt başlıklara eğilmek gerektiğini, çocukların veya yaşlıların bir bölgede en çok neyi sevdiği gibi kıymetli bilgileri buradan edinebilirler. Böylece belediyeler yeni bakış açıları elde edebilir, farklı kesimlerin sorunların çözümüne etkin katılımını ve sivil insiyatifin aktif bir işbirlikçi olmasını sağlayabilirler.

HEYigi’nin içeriğini kimler hazırladı?
HEYigi’nin içeriğinde 150’den fazla kişinin katkısı var. Uzmanlar belirli içerikleri yazarak, editleyerek; sanatçılar da işlerinin görsellerini paylaşarak projeye katkıda bulundular.

Sizce daha yürünür, yaşanılır ve sevilir bir İstanbul ne kadar mümkün?
Bu, altında biraz “mümkün mü sahiden?” gibi bir yakınma yahut umutsuzluk içeren bir soru gibi geliyor kulağa. Elbette böyle bir rehberle iki yıl içinde kentin yürünürlüğünün yüzde 50 artmasını beklemek naiflik. Ancak küçük müdahaleler en azından kendi çevrelerini hızlıca dönüştürebiliyor. Bu müdahelelerin yapılması için daha büyük ölçeğin en azından farkında olmak, alakalı olduğu konuları, dinamikleri bilmek gerekiyor. Farklı paydaşlarla iletişim kurarken en azından teknik jargona hakim olmak gerekiyor. Bu, şimdi yazarken bile ne büyük bir cümleye dönüştü; ama kaçınılmaz gerçek bu ve bu nedenle ivedilikle bir yerden başlamak lazım. Şu an herhalde Gayrettepe’de bir cadde kenarında kimse saatlerce yürümek, vakit geçirmek istemez ama bunun mümkün olduğu alanlar var ve oraları daha fazla yürünür, yaşanılır ve sevilir kılmak mümkün.

PAYLAŞ