Sinop

1411
PAYLAŞ

6000 yıllık tarihiyle Sinop, adını mitolojideki iki farklı kaynaktan alıyor. Bir hikaye Sinop’un adını zamanında misafir ettiği Amazonların kraliçesi Sinope’den, diğeriyse Zeus’un aşık olduğu su perisi Sinope’den aldığını söyler. Ülkenin en kuzeyinde yer alan Sinop, Karadeniz’e uzanan bir yarımada. Bölgenin en güzel doğal limanına sahip olan şehir, özellikle İstanbul–Sinop uçuşlarının artmasıyla kuzeyin turizm kenti olma yolunda hızla ilerliyor. Hatta çoğu kişi Sinop’u Karadeniz’in Bodrum’u olarak tanımlıyor.
Şehrin simgesi, 4000 yıllık Sinop Kalesi. Bizans döneminde savunma için kullanılan kale, Selçuklular zamanında iç kale eklenerek genişletilmiş. Osmanlı döneminde tersane olan iç kale, 1887’de cezaevine dönüştürülmüş. 1999’da kapatılarak müzeye çevrilip turistlere ve kültürel etkinliklere açıldı.

Kale surlarının dibinden başlayan deniz, Sinop Cezaevi’ni mahkümlar için kaçması imkânsız hale getirdiğinden Anadolu’nun Alcatraz’ı olarak anılıyor. Kırım Hanı Devlet Giray, Sabahattin Ali, Refik Halit Karay, Mustafa Suphi, Ruhi Su, Burhan Felek gibi pek çok isim burada yattı. Sabahattin Ali, ‘Aldırma Gönül’ isimli eserini burada yazmıştı. “Dışarıda deli dalgalar, gelir duvarları yalar” dizesi Sinop cezaevini tanımlar.

Diyojen’in kenti olarak anılan Sinop’un girişinde dünyaca ünlü filozof Diyojen’in elindeki fenerle bir fıçının üzerinde durduğu heykelini görebilirsiniz. M.Ö. 412’de Sinop’ta doğan filozof, mutluluğun en basit biçimde bile elde edilebileceğini savunmuş ve yaşamını bir fıçının içinde geçirmişti.

Sinop Akliman’da yaklaşık 7 km uzunluğunda olan ve üzerinde neredeyse hiçbir tesis bulunmayan kumsallar, sakin bir yürüyüş için idealdir.

Karadeniz’in, hatta Türkiye’nin tek fiyordu da Sinop’tadır. Akliman Piknik Alanı’na 1 km mesafedeki Hamsilos Fiyordu, görülmesi gereken yerlerin başındadır. Buradan devam ettiğinizde Türkiye’nin en kuzey noktası olan İnceburun’a ulaşırsınız. Kayalıkların üzerinde bir deniz feneri vardır. Burada oturup ekşi ayran içerek Karadeniz’in hırçınlığına tanık olabilirsiniz.

Mutlaka görün
Bizans dönemine ait Balatlı Kilisesi, Selçuklular döneminde yaptırılan Alaaddin Camii, Alaaddin Hamamı, Pervane Medresesi, Gazi Çelebi Türbesi, Hıdırlık Tepesi’nde yer alan ve 1297’ye tarihlenen Seyid Bilal Türbesi, Cezayirli Ali Paşa Camii görülebilir. Sinop ile Karakum arasındaki Paşa Tabyaları ise Sinop’u ziyaret edenlerin mutlaka uğradıkları bir nokta. Osmanlı-Rus Savaşları sırasında denizden gelebilecek saldırılara karşı yapılmış.

Tadına bakın
Karadeniz, hele de Sinop denilince sofraların baştacı tabii ki balık. Ancak Sinop’a özgü üzümlü, cevizli ve kıymalısı yapılan ve ‘nokul’ adı verilen yöresel çöreği denemeden dönmeyin. Cevizli ve yoğurtlu mantı da bu yöreye özgü bir lezzet.

Alışveriş listesi
Maket kotra: Sinop’tan alabileceğiniz öncelikli hediye maket kotradır. Bu, ilk olarak 1940’larda Sinop Cezaevi’nde başlayan bir el sanatıdır.

El yapımı bıçak: Sinop’ta bıçakların yapımında yüksek karbonlu çelik, saplarının yapımında ise manda veya geyik boynuzu ile gül ağacı kökü kullanılıyor. Korkuluk ve tepe kısmı için ise kaliteli pirinç malzemesi tercih ediliyor. Hem dekorasyon hem de kullanım amaçlı satın alabilirsiniz.

PAYLAŞ