2016 Türkiye ekonomisine bakış

Yeni yıla girerken sadece güzel hediyeler değil, iyiye gitmesini umduğumuz ekonomik beklentiler de aklımızı kurcalıyor. Yurtiçi ve yurtdışından verileri inceleyerek beklentilerimizin ne kadarının gerçekleşeceğini araştırdık.

901
PAYLAŞ

Seçimlerle, dolardaki tarihi rekorlarla geçirdiğimiz az büyüyüp yüksek enflasyon çektiğimiz 2015’i geride bırakıyoruz. Tek parti iktidarı kesinleşti, vaatlerin uygulanması için 100’den geriye sayım başladı. İçinde bulunduğumuz ayda, yani aralık ayında, aslında Türkiye ekonomisindeki bütün öngörüleri değiştirebilecek Amerikan Merkez Bankası (FED) toplantısına şahit olunacak. FED faiz artırırsa Türkiye’deki dengeler biraz (belki de çok) şaşabilir. Ama gelin biz, iktidarın ekim ayında yayımladığı Orta Vadeli Program (OVP) ve ekonomistlerin desteğiyle 2016 yılında neler yaşayabileceğimize bir göz atalım.

Enflasyon artacak mı?
Evet, bu yıl gıda fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle %7 ve 8’e yaklaşan enflasyon yaşadık. Ekim ayında giyim fiyatları enflasyona gaz verdi. 2015 sonu için enflasyonun %8’i aşmasını bekliyoruz. Merkez Bankası’nın öngörüsü ise %7.9 seviyesinde gerçekleşmesi doğrultusunda. Merkez Bankası ve AKP hükümeti 2015 başında enflasyonun %5 seviyesinde gerçekleşmesini ummuştu. Hatta Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 42 yılın en düşük enflasyon verilerini yakalayabiliriz, demişti. Ama gerçekler hayallerdeki gibi olmuyor. Şimdi bakalım AKP’nin Ekim’de açıkladığı Orta Vadeli Program’da ne diyor. OVP enflasyonun 2016’da %6.5’e, 2017’de %5.5’e ve sonrasında %5’e gerileyeceğini öngörüyor. Bu durumda enflasyon hedefine ancak 2018’de ulaşılacak. Merkez Bankası’nın Enflasyon Raporu’nda da 2016 için %6.5, 2017’de %5 enflasyon hedeflemesi yapıldı. İki raporun ışığında Türkiye’yi yönetenlerin 2016’da %6.5 enflasyon beklediğini belirtebiliriz. Peki, yurtdışından tahminler ne durumda? IMF Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye’de 2016’da enflasyon beklentisi %7. OECD’de Ekonomik Görünüm Raporu’nda 2016’da Türkiye’de %6.7 enflasyon gerçekleşeceğini öngördü. Türkiyeli ekonomistlerin yayımladıkları raporlarda ise ortalama beklenti %7.5. Bu tahminler ışığında %6.5-7.5 arasında bir enflasyon beklenildiğini söyleyebiliriz. Ama gıda fiyatlarını ve dolar kurundaki aşırı hareketleri unutmamak lazım. Merkez Bankası 2016 hedefinin yükselmesinde dolar kurundaki rekorların etkisinin 0.8 puan olduğunu açıklamıştı.

Doktor, büyüyecek miyiz?
Bu biraz zor. Ama imkansız değil. 1 Kasım seçimleri öncesinde yapılan tahminler çok daha kötümser idi ancak tek parti iktidarının vatandaşın tüketimini artırması, bunun da büyümenin lokomotifi olması bekleniyor. Yine AKP’nin seçim öncesi açıkladığı Orta Vadeli Programa bakalım. Geçen yılki hedefe göre 2016 büyümesi aşağıya çekilmiş durumda. Bir önceki OVP’ye göre 2016 yılı büyüme hedefi 1 puan aşağıya çekildi ve %4 olarak belgelerde yer aldı. Ama bu tahmin ekonomistlerle bağdaşmıyor. Ekonomistler gelişmekte olan ülkelerdeki yavaşlamaya ek olarak Türkiye’de iç belirsizliğin sürmesi, yapısal reform uygulanma sürecinin durması nedeniyle gelecek yıl ve 2017’de büyümenin %3’ün altında kalacağını düşünüyor. Orta vadede Türkiye’nin büyümesinin %3.5 seviyelerinde seyretmesi bekleniyor. Büyümenin dağılımına bakıldığında ise OVP’de geçen yıla kıyasla tüketimin katkısının daha da artırıldığı, özel yatırımlardaki katkının ise azaltıldığı görülüyor. OVP’ye göre net ihracat artık büyümeyi desteklemeyecek. Büyümenin daha çok iç talepten geleceği konusunda OVP ile herkes hemfikir olsa da rakamlar yine de oldukça iyimser bulunuyor. IMF 2016 için Türkiye’nin %2.9, uluslararası kredi derecelendirme kurumu Standard&Poors ise %2.8 büyümesini öngörüyor. Yurtdışı, bizim ekonomistlerle aynı fikirdeyken hükümetin beklentileri yüksek kalıyor.

Satıyoruz ama ucuza, peki ya ihracat?
2015 yılı ihracatçılar için tam bir kabus şeklinde geçti. Umutlarını 2016’ya bağladılar. İhracat, yılın 10 ayında her ay düşüş yaşayarak 119.6 milyar dolar oldu. Bu, geçen yılın 10 ayına göre %8.6’lık azalmaya işaret ediyor. 12 aylık birikimli ihracat ise %7.8 geride. Orta Vadeli Program’da ise önceki programda 2016 için 187.4 milyar dolar olarak öngörülen rakam 150 milyar dolara, 2017 için 203.4 milyar dolar olarak öngörülen ihracat tahmini de 170 milyar dolara çekildi. 2015’te dünya mal ticareti, miktar bazında %2.8 büyürken dolar ile ölçülen değer bazında %6-7 arasında gerileyerek 17.1-17.3 trilyon dolar arasına iniyor. 2016’da ise dünya mal ticaretinin miktar bazında %3.9 artması bekleniyor. Ama mal ve emtia fiyatlarının zayıf kalması ve doların güçlenmesiyle ticaretin değer olarak %1.5-2 daha gerileyerek 17 trilyon dolara düşmesi öngörülüyor. Gelişmiş ülkelerin ithalatında miktar bazında %3.2, gelişen ülkelerin ithalatında ise %5.2 artış bekleniyor. Gelişen ülke ithalat pazarları 2016’da bir miktar toparlanacak. Dünyadaki mal ticaretindeki düşüş Türkiye’nin ihracatını da olumsuz etkileyecek. İhracatta 6.000 çeşit mal satıyoruz ama dünyada 18.000-20.000 bin çeşit mal satan ülkeler var. Türkiye’nin de mal çeşitliliği sağlaması ve en büyük pazarı Avrupa Birliği’ne yeniden ağırlık vermesi gerekiyor.

Hepimizin kafasındaki soru: Dolar ne olur?
Türkiye ekonomisine etkisi en büyük gösterge doların Türk Lirası karşılığıdır. Eylül ayında dolar 3 lirayı aştı. Şu an (Kasım ayı) itibariyle 2.92 lira seviyelerinde. Hatırlar mısınız, bir zamanlar 1 dolar 1 lira olur mu diye tartışıyorduk… Şimdi biraz geleceğe bakalım. Orta Vadeli Program’da bu kez dolar öngörüsüne direkt yer verilmedi ama hesaplanamaz değil. Yapılan hesaplamalarda 2015 yılına ilişkin ortalama dolar kuru 2.7350 lira olarak kullanılıyor. Ortalama dolar kuru 2016’da 3.0895 lira, 2017’de 3.2503 lira, 2018’de ise 3.30 lira olarak hesaplanıyor. Morgan Stanley ise dolar kuru tahminini 2015 yılının 4. çeyreği için 2.95’ten 3.00 liraya yükseltti ve 2016’nın 2. çeyreği için ise 3.63’ten 3.85 liraya çıkarttı. ABD merkezli ünlü yatırım bankası Goldman Sachs ekonomistleri ise dolar kurunun 2016 yılı sonunda 3.65 lira seviyesine geleceği tahmininde bulundu.

Maaşıma zam gelir mi?
Bu, en büyük soru. Asgari ücret zammı tartışmaları sürüyor. Aralık ayı sonunda Asgari Ücret Tespit Kurulu toplanacak ve 2016 yılı için asgari ücreti belirleyecek. Yeni AKP iktidarının savı asgari ücretin net 1.300 lira olacağı yönünde. Bunu komisyona teklif edeceğini söyleyen hükümet, şimdilik işvereni karşısına almış gibi görünse de komisyonda işçi tarafını temsil eden Türk-İş’in desteğini aldı. Asgari ücret 1.300 lira olabilir, bunun tüm taban ücretleri etkilemesi bekleniyor. Ama bundan önce özel sektör çalışanları için yapılan araştırmalar beyaz yakalıların ortalama %8 zam alacağını gösteriyor. Towers Watson Türkiye Ücret Araştırmaları raporuna göre Türkiye’deki firmaların %79’u yüksek performans sergileyen çalışanlarına 2016 ücret artış bütçelerinde daha yüksek pay ayırdı. Peki, memur maaşları ne olacak? Bunun için hükümet ile Memur-Sen konfederasyonu anlaşma sağladı. Ve 2016 için ilk altı ayda %6, ikinci altı ayda %5 maaş zammı yapılacak. Yani yeni işe giren birinin maaşı sosyal yardımlarla Ocak’ta 2.151 liraya, Temmuz’da 2.259 liraya çıkacak. 16 yıllık bir öğretmenin maaşı ise Ocak’ta 2.860 liraya, Temmuz’dan sonra 3.004 liraya yükselecek. Aynı dönemde Başbakanlık Müsteşarı’nın maaşı da sosyal yardımlarla birlikte 8.712 liraya yükselecek. Zamlardan memur emeklileri de yararlanacak. Anlaşma, 2016’dan itibaren emekli olacak memurların ikramiyelerinde de 3.765 liralık bir artış getirecek. Konfederasyonun hesaplamasına göre, 16 yıllık bir pratisyen tabibin maaşı 4.062 liradan, Ocak ayında 4.306 liraya, Temmuz ayında da 4.521 liraya çıkacak.

Ah bu işsizlik oranı düşer mi?
Hayır, düşmeyecek. Türkiye’nin işsizlik oranı yıllardır %10 seviyelerinde kaldı. Yeni istihdama katılanlar iş bulamama sorunuyla yüz yüze. Orta Vadeli Program’da da işsizliğin artacağı öngörüldü. İşsizlik geçen yıl 2015 için %9.5 olarak tahmin edilmişti. Yeni OVP’ye göre 2015’de %10.5 olacak. Çift haneli işsizlik 2016 ve 2017’de de devam edecek. 2016 için işsizlik oranı %10.3, 2017 yılı için de %10.2 olarak belirlendi. Uluslararası kurumların da işsizlik tahminleri çift haneli. IMF’ye göre 2016’da Türkiye’de işsizlik %11.2 seviyesinde olacak. Uluslararası kredi derecelendirme kurumu Standard and Poors 2016 için işsizlik oranı tahminini %10.3 olarak belirledi. Bu madde maaş zamlarıyla da bağlantılı. Malum, iş dünyası 1.300 liralık asgari ücrete karşı ayakta. Ve bunu şöyle açıklıyorlar: “Asgari ücrete %30 zam, kıdem tazminatına da %30 zam anlamına gelir. Herkesin ücretini yükseltecek. Bu Türkiye’de maalesef ki işten atmaların da nedeni olabilir.” Bu tehditler gerçekleşirse işsizlikte yükseliş durmayacaktır.

Cari açık mı? Petrol sağ olsun
Türkiye’nin yumuşak karnı cari açık bu yıl kimseleri üzmedi. 2016’da da durumun sürmesi muhtemel. Nasıl mı? En büyük neden 50 doların altına inen petrol fiyatları. Bunun sürmesi bekleniyor. OVP’de de ekonomik aktivitede ılımlı seyrin, enerji ve emtia fiyatlarındaki düşüşün ve TL’deki değer kaybının yansıması ile ithalatta yapılan aşağı yönlü güncelleme çok oldu. Bu nedenle dış ticaret açığında geçen yıla göre kayda değer bir güncelleme yapıldı. Petrol fiyatlarındaki ciddi revizyonun enerji faturasına yansıması neticesinde bir önceki OVP’de milli gelirin %5.4’ü seviyesinde (yani 46 ve 49 milyar dolar civarında) seyretmesi hedeflenen 2015 ve 2016 cari açık rakamları bu yılki OVP’de sırasıyla %5.2 ve %4.9 (yani 37 ve 34 milyar dolar) olarak güncellenmiş. Cari açıktaki daralma yanlış anlaşılmasın, bu eğilim yapısal bir iyileşmeden değil petrol fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanıyor.

PAYLAŞ