Hindistan

Fakir ama ruhu zengin insanlar, ihtişamlı mimari yapılar ve envai çeşit baharat kokan sokaklar... Asla birbiriyle uyumlu olmaz diyeceğiniz renkler ahenkle dans ederek şaşkına çevirecek sizi Hindistan’da.

1325
PAYLAŞ

Bazı ülkeler yüreğinize o kadar işler ki, anlatmaya nereden başlayacağınızı bilemezsiniz. Onca güzellik arasından birini seçerseniz, tüm diğer olağanüstülüklere haksızlık edeceğinizi düşünürsünüz. İşte Hindistan da benim için böyle bir ülke.

Hiçbir kategoriye sokamayacağınız ve hatta gittikten sonra hayatınızı ‘Hindistan öncesi’ ve ‘Hindistan sonrası’ olarak sınıflandıracağınız bir ülke burası. Tavsiyem, onu olduğu gibi kabul etmeniz. Bırakın normal şartlarda asla birbiriyle uyumlu olmaz diye düşündüğünüz renkler ahenkle dans ederek şaşkına çevirsin sizi. Bırakın baharat ülkesinin baharatları damağınızda lezzet patlamaları yaratsın. Bırakın Hint müziği ruhunuzu şımartsın. Kendinizi Hindistan’ın kollarına bırakın, o size kendini yaşatsın…

Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi Hindistan. Yaklaşık 1.650 farklı ana dil var ülkede konuşulan. Dünyanın demokrasiyle yönetilen en kalabalık ülkesi. Seçimler aylar sürüyor. Sokaktaki insanların çeşitliliği başınızı döndürüyor. İndus Vadisi uygarlığından Maurya İmparatorluğu’na, Müslüman sultanlıklardan Babürlülere ve hatta İngilizler’e kadar uzanan bir kültür sentezi var bu ülkede. Gelip geçen her uygarlık, çok net izler bırakmış ardında. İpekleri, eşsiz kumaşları, değerli taşları, baharatları hep başkalarının aklını başından almış.

Yaşam da kıyafetler kadar renkli
Başkent Yeni Delhi, tam anlamıyla kozmopolit, kocaman bir şehir. Size sunabileceği bin bir yüzü var. Sokaklarında dolaşırken sanki elindeki maskeyi sürekli değiştirip farklı bir yüzünü gösteriyor size.

İngilizlerin planladığı Yeni Delhi, ülkenin bürokratik yüzü. Başkanlık sarayı, parlamento ve Hindistan Kapısı, onları ziyaret etmenizi bekliyor. Şah Cihan’ın kurduğu Şahcihanabad, şimdiye dek kurulmuş 7. Delhi ve bugün Eski Delhi olarak adlandırılıyor. Yeni Delhi onu öyle sarıp sarmalamış ki… Eski Delhi’nin incisi Jama Masjid (Cuma Camii) ise kutsal emanetlerin korunduğu, yaklaşık 20.000 kişinin namaz kılabildiği önemli bir ibadethane.

Caypur (Jaipur), altın üçgen dediğimiz Delhi, Caypur ve Agra üçlemesinin önemli duraklarından biri. Rajastan eyaletinin başkenti olan Caypur, ızgara plan kullanılarak oluşturulan ilk Hint kenti. Bu şehir sizi yollardaki deve arabaları, kadınların aynalı eteklikleri ile gözlerindeki sürmeleri, erkeklerin farklı renk ve şekillerdeki türbanları ve cesaretlerini anlatan efsaneleriyle büyüleyecek. Kachava kabilesi tarafından kurulan Amber Sarayı’na çıkmak için filleri veya cipleri tercih edebilirsiniz.

Biraz vicdan azabıyla da olsa rengârenk süslenmiş muhteşem fillerle yukarıya çıkabilmek bir ayrıcalık. Farklı bir deneyim.

Kent Müzesi, ünlü mihrace ve miharanilerin nasıl yaşadıklarını anlatıyor size. Eğer astronomiyle biraz da olsa ilgileniyorsanız kaçırmamanız gereken bir başka yerse Jantar Mantar. Adını söylerken bile sizi gülümseten bu mekân aslında bir rasathane. İçine girdiğinizde sanki pek çok soyut heykelin yer aldığı bir sergi alanına gelmiş gibi hissediyorsunuz.

Tac Mahal’i görmeden olmaz
Agra, belki de pek çok ziyaretçinin ölmeden görülmesi gerekenler listesinin başında yer alan, dünyanın yeni yedi harikasından birine, Tac Mahal’e ev sahipliği yapan önemli bir şehir. Babürlülerin beşinci sultanı Şah Cihan tarafından, sevgili zevcesi Mümtaz Mahal için yaptırılmış.

Bu büyük aşkın 14. meyvesini doğururken hayatını kaybeden Mümtaz Mahal, Şah Cihan’ı büyük acılar içinde bırakırken döneminin en önemli mimar ve taş işçilerine de esin kaynağı olmuş.

Bu muhteşem başyapıtı onlarca kez de ziyaret etseniz sizi etkilemeye devam ediyor. Öylesine büyülü… Her defasında ayrı bir güzellik ve huzurla karşılıyor sizi.

Söz ölümden ve onun uğruna yapılanlardan açılınca, akla gelen en önemli şehir elbette ki Varanasi olur Hindistan’da. Varanasi, yerleşimin devam ettiği en eski şehirlerden biri. Belki de Hindistan’ın en kutsal şehirlerinden. Her Hindu, Varanasi’de ölmeyi ve Mokşa’ya ulaşabilmesi için gerekli olan yakılma töreninin burada düzenlenmesiyle küllerinin kutsal Ganj Nehri’ne dökülmesini diler.

Sadece ölüm için değil, bütün günahlarından arınmak için de gelir Hindular Ganj Nehri kıyılarına. Kadını erkeği, genci yaşlısı, günahkârı matemlisi, hepsi yan yana, hepsi yürek yüreğe arındırırlar kendilerini bu kutsal sularda. Bir yanda ölüler yakılır, bir yanda çamaşırlar yıkanır. Biraz ötede hayvanlar su içer, az ilerde genç rahip adayları yoga pratiği yaparlar. Hayat sabah erkenden başlar Ganj kıyısında. Aslında hayat Ganj’dır o noktada…

Her gece kutsal nehrin koruyucu tanrıçası Ganga Ana’ya selam edip, ona sığınıp, ondan af dileyip, ona sunduğu güzellikler için teşekkür ederek ererler huzura.

Sayfalara, yüreklere, kelimelere sığdırılması en zor ülkelerden biridir Hindistan. En iyisi gidip kendi anılarınızı yaratmak.

Köklü tarihi merak edenler için
Hindistan’ın pek çok ulusa ev sahipliği yaptığı tarihini derinlemesine öğrenmek için durağınız Delhi’deki Ulusal Müze olmalı. Burada yaklaşık 200 bin adet tarihi eser sergileniyor.

Baharatlı yemekler ve çaylar
Zengin baharatlarla çeşnilendirilmiş yemeklerin aklınızı başınızdan almasına izin verin. Mutlaka Masala çayını deneyin. Zencefil, tarçın, karanfil, kakule, yıldız anason ile yapılan bu özel çayla kendinizi çok daha rahatlamış hissedeceksiniz.

Meditasyon yapın
Sarnath’ta Buda’nın ilk vaazını verdiği Geyik Parkı’nda meditasyon yapın. Buda’nın hayatını öğrenmek ve Budizm’i anlamaya çalışmak için ideal bir başlangıç.

Yerel kıyafetler edinin
Hintli kadınların büyük bir keyifle taşıdığı geleneksel kıyafetlerden biri olan ‘sari’nin 50’den fazla bağlama çeşidi olduğu iddia ediliyor.
Aslında dikişsiz, bölgesine ve kumaşın cinsine göre uzunluğu 7 ila 9 metre arasında değişen bir kumaş. Sariler genellikle iç etek ya da şalvar ve choli adı verilen kısa bluzlarla giyiliyor.

Bir de bu trafiği deneyin
‘Rikşa’ adı verilen, motorlu veya bisikletli olabilen özel araçlara mutlaka binin. Trafikteki düzensizliğin içindeki düzeni damarlarınızda hissedebilmenin en güzel yolu bir Rikşa yolculuğu yapmak.

PAYLAŞ