Palamut pilaki

658
PAYLAŞ

Yeniden merhaba dostlarım,
Yaz tatili dolayısıyla verdiğimiz aranın ardından yeniden sizlerle birlikteyiz. Yüzünü geç göstermiş olsa da son derece sıcak bir yaz geçirdik. Gerek İstanbul’da gerekse diğer şehir merkezlerinde kalanlar için bu seneki sıcaklar epey zorlayıcı oldu. Değil çalışmak, bazen uyumakta dahi zorlandık. Ancak yine de uzun ve soğuk kışın ardından, biraz geç gelen ve dört gözle beklediğimiz yazı yaşamak bambaşka bir keyifti.

Kendi adıma konuşursam, sezon keyfi tüm heyecanıyla sürüyor. Eminim ki, benim gibi işlerinin yoğunluğu nedeniyle şehirden fazla uzaklaşamayanlarınız olmuştur.

İşte onlar, süregelen bu keyif duygusunu en iyi anlayacak olanlar. Hatta doyamadıkları yazı uzatmak isteği içerisindeler. Bu nedenle kısa süreli de olsa şehir hayatı temposundan uzaklaşabilmek için daha önce görmedikleri ya da şehre nispeten yakın noktalarda bulunan rotalara kaçma planları yapıyorlar. Aslında haksız da sayılmazlar. Ülkemizde sezonu Eylül-Ekim aylarına denk düşen pek çok rota bulmak mümkün. İşin aslı şu ki, her biri ayrı birer doğa harikası. Üstelik kimi sporların tutkunlarına göre doğru mevsim henüz geldi. Dolayısıyla tatil bitti ya da yaz bitti demek için henüz erken.

Yazın sonbaharla kavuştuğu bu günler ülkemizde adeta beşinci bir mevsim gibi yaşanıyor desem, yanlış olmaz. Ege’nin, Akdeniz’in bazı kesimlerinde hava daha yeni serinlemeye başladı. Mevsimler arasındaki bu geçiş döneminde deniz suyu sıcaklığını muhafaza ettiği gibi, kalabalıklardan arınan bakir yörelerde kafa dinleme zamanı gelmeye başladı. Öyle ki, tüm yaz bu günleri bekleyip henüz tatile çıkmayanların sayısı hayli fazla.

Diğer yandan, serinleyen havalarla birlikte gerek beyin gerekse fiziken yerleşik düzene, bir başka deyişle olağan yaşantılarımıza adapte olmaya da çalışıyoruz. Güzel yaz günlerinin sonlarına iyiden iyiye yaklaştık ve artık sonbahara girmeye hazırlanıyoruz. Sonbaharla birlikte kışlık hayat psikolojisine adapte olanlarımız, gelecek soğuk günler için hazırlıklarına başladı bile.

Bu hazırlıkların büyük çoğunluğu ve bu yazıyı ilgilendireni, elbette mutfakla ilgili olanlar. Kimi meraklı ve tedbirli hanımlar yaz domateslerinden ve biberlerinden salçalarını kaynatıp, kavanozlara basarken, kimileri Bain Marie usulü hazırladıkları yemeklik domatesleri konserveliyor. Turşuluk malzemelerin de hepten pazarlarda görücüye çıkmaya başladığı bugünlerde mutfakları bir telaş sarmış gidiyor. Güneyde baharat olarak kullanılmaya hazırlanan kırmızıbiberler seriliyor, kurutuluyor. Ege’de zeytin kurma hazırlıkları sürüyor. İç Anadolu’da kışlık dolmalık sebzeler kurutulmak üzere iplere asılıyor. Bağlarda üzümler, köylerde peynirler basılıyor, pestiller kaynatılıyor, sirkeler yapılıyor.

Profesyonel mutfaklarda da durum farklı değil. Uskumru çirozları, lakerdalar, reçeller, marmelatlar, sebze meyve kuruları, erişteler ve daha nice kışlık gıda kışın sofraları donatmak üzere tel dolaplarda beklemeye alınıyor.

Kışın hasret kalacağımız bu lezzetleri daha uzun süre sofralarımızda misafir etmenin en güzel yolu eski Anadolu geleneği olan kurutma, turşulama ve depolamadır. Yerleşik hayat, biraz da gereklilikten ötürü doğanın uyku ve uyanış zamanlarına uyumlu bir seyir ve ahenk içerisinde.

Av yasağıyla yazın mahrum kaldığımız balığın da zamanı geldi. Şanslıysak, bu ay daha fazla çeşit balığı tezgahlarda görebileceğiz. Doğanın her mevsim bize sunduğu farklı nimetler ve armağanlar için gerçekten şükran duyuyorum. Umuyorum ki bereketli ve uygun fiyatlı bir sezon olur ve hep birlikte balığa doyarız.

Tam mevsimi olması nedeniyle sizler için bu ay seçtiğim tarif bir palamut yemeği. Hem hazırlaması pratik hem de fiyatı ekonomik bir yemek olan palamut pilakisi bu ayın tarifi. Sizlere yaz günlerini özletmeyecek bir sonbahar dönemi diliyor ve birlikte geçireceğimiz yeni sezona başlamış olmanın sevinciyle ayın tarifini paylaşıyorum.

Malzemeler
2 adet iri palamut
(iskeleti alınmış, 8
parçaya bölünmüş şekilde)
2 adet doğranmış iri domtes
2 adet doğranmış kuru soğan
1 adet küçük patates, ufak doğranmış
1 küçük havuç, ufak doğranmış
4 adet iri doğranmış yeşilbiber
2 tane defne yaprağı
4 diş sarımsak, iri doğranmış
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı kekik
1 çay bardağı zeytinyağı
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı
Soğanları, sarımsakları, havuçları ve patatesleri zeytinyağıyla birlikte beş dakika boyunca bir tavada soteleyin. Salçayı da karışıma ilave edin ve yedirmek için üç dakika daha sotelemeye devam edin. Daha sonra tavaya domatesleri ekleyip beş dakika süreyle çevirin. 200 ml. su, tuz ve karabiber eklediğiniz tavanın kapağını kapatıp 15 dakika pişmeye bırakın. Bir fırın tepsisine tavadaki sosun yarısını yayın ve üzerine balıkları dizin. Sosun geri kalan yarısını da balıkların üzerine gezdirin. 180 dereceye ısıtılmış fırında 15 dakika süreyle pişirin. Pilakinizi, yanında yeşil salata ve rokayla servis edin. Afiyet olsun!

PAYLAŞ