İstanbul’da yeni bir konsept mekan

Eğer kırsalda olmadığınız halde yiyeceğinizin gözünüzün önünde hasat edilip hazırlanması fikri sizi baştan çıkartıyorsa bir öğlen yemeğinde Ek Biç Ye İç’i ziyaret edin.

2520
PAYLAŞ

Son bir kaç yıldır hayalim şehrin dışına taşınıp, merkezden çok uzakta bir yerde kendime bir kaç dönümlük bir arsa alarak tüm permakültür bilgimi ve tecrübemi üstünde uygulayacağım ve kendi küçük cennetime dönüştüreceğim bakir topraklara sahip olmaktı.

Ama hepimizin hayatı boyunca tekrar ve tekrar keşfettiği gibi, hayatın bizim planlarımızdan bağımsız bir akışı vardır. Dolayısıyla ben de beş yıl boyunca dünyanın çeşitli köşelerindeki ekolojik çiftliklerde yaşayıp ardından kendimi yine bir şehirde buldum. Hem de ne şehir… İstanbul… Yani dünyanın en büyük metropollerinden biri.

Yeni çevreme adapte olmaya çalışırken öğrendim ki şehirler sürdürülebilir yaşama dair daha büyük ve daha önemli bir potansiyal barındırmakta. Meseleye daha global bir perspektiften bakacak olursak, şehrin içinde kompost ve yağmur suyu toplama sistemleri ve hatta tamamiyle yetiştirilen ürünlerin yenebildiği ve 10 ila 100 ailenin beslenmesini sağlayabilecek büyük bir ekolojik sistem yapılandırmanın, şehrin uzak köşelerine dağılmış 10 ila 100 aileye ait bağımsız çiftlik evi kurmaktan daha efektif ve sürdürülebilir bir yöntem olduğunu görürüz. Bu işi planlarken karşımıza çıkacak en büyük sorun olarak görünen yer sıkıntısı aslında işimizi kolaylaştıran bir faktördür.

Evet, maalesef şehir merkezinde açık geniş tadım alanlarını ve uçsuz bucaksız verimli topraklara sahip olma lükslerimizi insanlık olarak kaybettik. Ama şehirde sürdürülebilir bir hayat sürmek istiyorsak çaresiz değiliz, sadece daha yaratıcı düşünmek ve yeni fikirlere açık olmamız gerekiyor. İşte benim son dönemde parçası olduğum proje de tamamiyle böyle bir fikrin ürünü.

Ek Biç Ye İç, İnönü Caddesi’nden Taksim Meydanı’na çıkarken karşılaşacağınız bir kafe-restoran ve aynı zamanda bir kent içi tarım alanı. Bir beton keşmekeşinin içinde küçük bir vaha… Projenin nasıl başladığı, benim nasıl katıldığım ve ne tür süreçlerden geçtiğimiz gibi kısımların her biri bir yazı edeceği için onları atlıyorum ve benim için en önemli kısım olan projenin ilhamı meselesini detaylandırmak istiyorum.

Gezi parkı protestolarının olduğu dönemde, restoranımızın kurucusu, şehirdeki yeşil alanların yok edilmesine cevaben bir hayal kurdu. Bu hayali bir başka kritik ve eşit derecede önemli meseleyle ilişkilendirdi: gıda güvenliği.

Cadde tarafından bakınca, Ek Biç Ye İç şehirdeki herhangi bir kafe gibi görünüyor. Ama içeriye adımınızı attığınız an işin aslında hiç de öyle olmadığını anlıyorsunuz.

ek-biç-ye-içYemek yenen bölümdeki duvarların neredeyse tamamı topraksız tarım üniteleriyle kaplı. Topraksız tarım, adından da anlaşılacağı gibi, su ve besin çözeltisi kullanılarak yapılan bir bahçecilik ve tarım metodu. Bu metod yüzde 80 oranında su tüketiminde tasarruf sağladığı gibi pestisit gereksinimini de büyük ölçüde ortadan kaldırır ve verimliliği geleneksel tarıma göre daha yüksektir. Restoranda 10 adet topraksız tatım ünitesi var ve her bir ünitede 150’den fazla ürün yetişiyor. Bu sayede karbon ayak izimizi de küçültmüş oluyoruz.

Restoranın arka tarafında atölye çalışmaları ve etkinlik programlarımıza ev sahipliği yapan ayrıca tohumlama alanı olarak kullandığımız bir bölme var.

Meraklı misafirlerimiz için bir kaç adet bitki yatağı ayırdık. Bu yataklarda permakültür çalışmalarına yönelik ilk denemelerini yapabilecekler. Herkesin kullanımına açık olan bu yataklara organik ve evladiyelik tohumlar ve düşük enerji tüketimli led aydınlatma teknolojisinden faydalanarak şehir içinde tarım yapmanın zevkini yaşayabilirsiniz.

Restoranın temel konsepti paylaşmak. Fikirleri paylaşmak, tarifleri paylaşmak, bilgi ve kontakları paylaşmak ve bu sayede büyük Ghandi’nin de dediği gibi dünyada görmeyi istediğimiz değişimin ta kendisi olmak…

En arka tarafta şefin küçük ve huzur dolu bahçesi yer alıyor. Burada domates, biber, balkabağı, çilek gibi ürünleri yetiştiriyoruz. Ayrıca aromatik bitkiler ve baharatlar için de bir alan var. Yetiştirdiklerimize ek olarak ihtiyaç duyduğumuz diğer ürünleri çevredeki organik çiftçilerden tedarik ediyoruz. Onları bizzat ziyaret ederek güven ilişkileri oluşturuyoruz.

Eğer kırsalda olmadığınız halde yiyeceğiniz gıda büyürken yan tarafta oturmak veya yiyeceğinizin gözünüzün önünde hasat edilip hazırlanması fikri sizi baştan çıkartıyorsa bizi ziyaret edin. İsterseniz öğle yemeği isterseniz sohbet için.. Ve atölye çalışmaları programlarımızı takip edin. Ek Biç Ye İç’te görüşmek üzere…

PAYLAŞ