Gündüzü seyranlık gecesi gerdanlık: Mardin

1143
PAYLAŞ

Yaklaşık 7.000 senelik tarihe sahip olan Mardin, Aramiler’den Süryaniler’e, Sümerler’den Akadlar’a, Babiller’den Asurlular’a, Persler’den Bizanslılar’a, Araplar’dan Selçuklular’a, Artuklular’dan Osmanlılar’a kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış.

Dolayısıyla pek çok din, dil ve kültürle tanışmış. Bu nedenle Mardin’de hâlâ ezan sesi ile çan sesini aynı anda duyabiliyorsunuz.
Mardin’de bir yeni bir de eski şehir var. Gezilecek yerler eski bölümde, yani Mezopotamya Ovası’nı gören tepede. En önemli meydanı Atatürk heykelinin bulunduğu Cumhuriyet Meydanı. Eski kentin tek ve en geniş ana caddesi ise Cumhuriyet Caddesi. Onun dışında Mardin eski kent bölümündeki tarihi sokakların hepsi daracık. Bu yüzden ulaşım için hâlâ eşekler kullanılıyor.

Mardin’de konaklamak için en ideal yer eski kent. Ancak burada öyle büyük oteller yok. Eski konaklardan çevrilmiş butik oteller revaçta. Otellerin çoğu konak sahibi aile tarafından işletiliyor. Odalar geniş ve küçük pencereli. Bu, Mardin evlerinin tipik özelliği. Yapılarda çatı yok, dam var. Sıcak yaz gecelerinde bu damlar, yatak odası olarak kullanılıyor. Mardin’de Ermeni–Süryani mimarisi izleri olan sarı kalker taşından yapıların bir yüzü tepenin sırtına yaslanmış. Hiçbir ev, diğerinin manzarasını kapatmıyor.

Yapılarda sarı kalker taşı kullanılıyor. Taş, çıkartıldığında yumuşak olduğundan kolayca işleniyor ve güneşin etkisiyle sertleşiyor. Tüm evler aynı şekilde yapıldığından gözü yoran ya da bu düzeni bozan bir unsur da yok.

Mardin’i gezmeye başlamak için en ideal yer, 2009’da açılan Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi. Burada Mardin’in tarihine, halkın kültür ve yaşam tarzına dair bilgiler edinip şehrin sokaklarını daha bilinçli gezebileceksiniz.

Bölgede çok sayıda cami ve medrese var. En önemlilerinden biri 1177’de Artuklular’ın yaptığı ve içinde Hz. Muhammed’in ayak izinin de olduğu söylenen Hatuniye, diğer adıyla Sıtti Radviye Medresesi. Yine Artuklu dönemine ait başka eser, Ulu Cami.

Anadolu’nun en eski camilerinden olan yapıda Selçuklu, Artuklu, Akkoyunlu ve Osmanlı karakterlerinde toplam 16 kitabenin bulunması.

Alışveriş listesi

Mavi badem şekeri: Lahor bitkisinin kökünden elde edilen boya kullanıldığı için Mardin’e has bu badem şekerinin rengi de mavi.

Bıttım sabunu: Fıstığın olmamış halinin yaprağının yağından yapılan bu sabunu Mehmet Dede’den almanız tavsiye edilir. Pek çok cilt hastalığına iyi geldiği söyleniyor.

Telkari: İncecik tel haline getirilmiş gümüşü bükerek yapılan takılara, süs eşyalarına mutlaka bir göz atın. Ülkemizin son bulmaya yüz tutmuş sanatlarından biri.

Yemeden dönme

• Alucia denilen erikli kuzu yahnisi
• Kaburga dolması
• Fıstıklı kebap
• Yumurtalı, kişnişli mercimek köftesi
• Sembusek
• Haşlanmış içli köfte

Şehrin simgesi

Kartal yuvası da denilen Mardin Kalesi’nin, ateşe ve güneşe tapan Şad Buhari isimli kral tarafından M.Ö. 330’da yaptırıldığı düşünülüyor. Efsaneye göre Şad Buhari hasta olduğu dönemde burada yaşar, iyileştiğinde de kendine bir kasır yaptırır. Ardından ülkesi Babil’den asker ve sivilleri getirerek bu bölgeye yerleştirir. Ancak M.S. 442’de gerçekleşen veba salgınıyla Mardin Kalesi terk edilir. Kalenin genişletilmesi ise Hamdaniler dönemine, yani 975–976 yıllarına rastlıyor. Kale, 19. yüzyıla kadar kullanılmış olsa da günümüze sadece surlarının bir bölümü ulaşmış. Kalenin en iyi yanı, sahip olduğu eşsiz manzara.

PAYLAŞ