Türkiye Gazeteciler Cemiyeti

Yarım asrı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, çok partili sisteme geçiş sürecinde basın özgürlüğünü savunan ilk kurumlardan. Türk Basın Birliği’nin kapanması üzerine 10 Haziran 1946 tarihinde kurulan cemiyet günümüzde bu mücadelesini sürdürüyor.

890
PAYLAŞ

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin temelleri, ülkede tek partili yönetimden çok partili bir rejime geçiş sancılarının başladığı yıl olarak kabul edilen 1946 yılında, 10 Haziran günü atıldı. Hayata geçirilen bir kurum olarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, şüphesiz basın özgürlüğünü destekleyen ilk kurumlardan biri oldu. Cemiyet özellikle özgürlükler anlamında iniş çıkışların yaşandığı 1939 – 1945 yılları arasında Cumhuriyet, Tan, Vatan, Vakit, Yeni Sabah, Son Posta gibi günlük gazetelerin bulunduğu yayınların sansüre uğradığı veya kapandığı bir dönemde basın özgürlüğü konusunda ilkeleriyle öne çıktı. Cemiyet, 1939’da gazetecilik mesleğini kurumlaştırmak amacıyla kurulan Türk Basın Birliği’nin 1946 yılında basın özgürlüğüne dair tepkilerinden dolayı tek partili dönemde kapanmasının ardından hızlı bir şekilde Hürriyet gazetesi kurucusu Sedat Simavi başkanlığında kuruldu. Basın özgürlüğü için verilen mücadele bu noktadan sonra daha da hızlandı.

Cemiyetin kuruluş amacı
Temel amacı “Gazete, dergi, radyo, televizyon gibi yazılı, işitsel, görsel ve elektronik iletişim ve internet alanlarını kapsayan gazetecilik mesleğini; mesleğin geleneklerini, ahlak ilkelerini korumak” olan cemiyetin kurucuları gazeteci-karikatürist Sedat Simavi, spor yazarı Sadun Galip Savcı, gazeteci ve siyasetçi Cihat Baban, gazeteci Hayri Alpar ve Sait Kesler’di. Cemiyet aynı zamanda “herkesin bilgi edinme, halkın doğru haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkını, iletişim, düşünce açıklama, eleştiri ve yorum hakkı ile ifade ve basın özgürlüğünü savunma; gazetecileri meslekleri içinde maddi ve manevi yönleriyle geliştirme, ilerletme, koruma ve yüceltme” görevini üstlenmişti.

Cemiyetin kurulduğu sene Sedat Simavi, oluşturulan ilk genel kurulda başkan olarak seçildi. Simavi’yi ise günümüze dek sırasıyla gazeteci Burhan Felek, oyun yazarı ve gazeteci Cevat Fehmi Başkut yeniden Burhan Felek, Dünya gazetesi kurucusu Nezih Demirkent, spor yazarı ve gazeteci Necmi Tanyolaç, gazeteci-yazar Nail Güreli, gazeteci Orhan Erinç ve Evrensel gazetesi yazarı Turgay Olcayto izledi. Bugün altı onursal üyesi olan cemiyetin 3.800’ü aşkın üyesi bulunuyor.

Cemiyetin Cağaloğlu’ndaki binası.
Cemiyetin Cağaloğlu’ndaki binası.

Cemiyet, kurulduğu günden bu yana Cağaloğlu’ndaki merkezinde hizmet veriyor. Binada, cemiyetin başkanı Nail Güreli zamanında yayımlanmaya başlanan Bizim Gazete’nin çalışma ofisi bulunuyor. Yayın hayatına 1995 yılında başlayan Bizim Gazete, günümüzde halen varlığını sürdürüyor. Günde 5.000 baskı yapan gazete yalnız gazetecilerin değil tüm çalışanların haklarını ilgilendiren haberlere yer veriyor. Cemiyet Cağaloğlu’ndaki merkezinde halen çeşitli aktivitelere yer veriyor. Cemiyetin binasında bulunan Burhan Felek Konferans Salonu, gazetecilikle ilgili konferanslara ve eğitim amaçlı çalışmalara açık tutuluyor.

Türkiye’nin ilk basın müzesi
Cağalaoğlu dışında cemiyetin Divanyolu’nda bulunan bir diğer binası Basın Müzesi ise İstanbul Belediyesi’nden 10 yıllığına kiralanmış. Basın Müzesi, bu alanda dünyada az sayıda bulunan müzelerden biri olmasının dışında Türkiye’nin de ilk basın müzesi unvanını taşıyor. Dünya gazetesi kurucusu Nezih Demirkent’in başkanlık yaptığı dönemde, 1983 yılında açılan Basın Müzesi günümüzde içinde yer alan basın tarihine ilişkin objeler, öldürülen gazeteciler galerisi, Osmanlı döneminde çıkan azınlık gazetelerinin baskılarıyla ve iletişim alanındaki teknolojinin geçirdiği evrimi gösteren matbaa makineleri ve iletişim araçlarıyla halen hizmet veriyor. 1865 yılında Maarif Nazırı Saffet Paşa tarafından inşa edilen bina o dönemde Maarif-i Umumiye Nezareti ve İstanbul Darülfunun hizmetlerinde kullanıldı. II. Abdülhamit döneminde sansür binası olarak hizmet veren yapı 1908 yılında Şehremaneti’ne (İstanbul Belediyesi) devredildi. Halen galerisinde resim ve fotoğraf sergilerine ev sahipliği yapan müze, kitaplığında 3.000’i iletişim dalını kapsayan yayınlar olmak üzere 25.000 eski ve yeni yazılı kitap ve materyal barındırıyor. Cemiyetin faaliyetleri arasında kitap yayınları önemli bir yer tutuyor. Bugüne dek çıkarılan 57 kitap, hem meslektaşların, hem de iletişim öğrencilerinin yararına sunuldu.

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin en önemli çalışmalarından biri de Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi. 1996’da çalışmaları başlayan bildirge için yurt dışındaki örnekler tarandı ve sonuçta ortaya çıkan metin, sivil toplum örgütleriyle birlikte baroların da katılımıyla tartışıldı ve kabul edildi. 1998 Genel Kurulu’nda üyelerin oy birliği ile kabul edilen bildirge yürürlüğe girdi. Gazetecilerin haklarını ve görev tanımlarını anlatan bildirge bir anlamda gazetecilerin anayasası işlevini görüyor. Bildirge, günümüzde basın davalarında atıf yapılan belgelerden biri olarak kayıtlarda yer alıyor.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, gazetecilerin çalışmalarını değerlendirmek ve onları teşvik etmek amacıyla günümüzde halen pek çok ödül törenine imza atıyor. Aralarında Burhan Felek Basın Hizmet Ödülü, Sedat Simavi Ödülleri, Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri ve 24 Temmuz Basın Özgürlüğü Ödülü ve Yerel Medya Ödülleri bulunan beş ayrı ödül töreni ile cemiyet günümüzde halen gazetecilerin çalışmalarını değerlendiriyor.

Kuruşundan itibaren basın özgürlüğü düşüncesi ile yola çıkan cemiyet, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Avrupa Gazeteciler Derneği, Parlamento Muhabirleri Derneği, Basın-İş Sendikası, Basın Enstitüsü gibi derneklerle birlikte oluşturulan Gazetecilere Özgürlük Platformu(GÖP) içinde de etkin bir rol oynuyor.

PAYLAŞ