Çırağan Sarayı

PAYLAŞ

İtalyan yazar Edmondo De Amicis, “İstanbul 1874” isimli kitabında “Çırağan Sarayı”na yaptığı ziyareti anlattığı satırlarla başlayalım yazıya: “Hem Avrupa hem Şark tarzında süslenmiş, çok aydınlık ve bizi alçak sesle konuşmaya zorlayan muhteşem bir sadelik güzelliği içindeki peş peşe salonlardan geçtik. İpek perdeler, rengârenk tablolar, Arap tarzı küçük sütunlarla bölünmüş kapıların stalâktitli [sarkıtlı] güzel kemerleri, biz geçerken tatlı bir sesle çınlayan ve billûr ağaçlara benzeyen büyük kollu şamdanlar, birbiri arkasına geliyor ve kaçırılmış kadınların gizli hayallerini takip etmekle meşgul olan duygumuzda birbirine karışıveriyordu.”…
Amicis’i ve onun gibi ziyarete gelen birçok kişiyi etkileyen bu yapıyı yakından tanımak için Çırağan Sarayı’nın tarihinde kısa bir yolculuğa çıkalım. İstanbul’da Beşiktaş ile Ortaköy arasında Çırağan Caddesi üzerinde bulunan Çırağan Sarayı’nın tarihi 17. yüzyıla kadar uzanmakta. Çırağan Sarayı’nın bulunduğu alan, 17. yüzyıl başlarında Boğaziçi’nde bağ ve bahçelerinin güzelliği ile bilinen “Kazancıoğlu Bahçesi” olarak anılır. IV. Murad kızı Kaya Sultan için buraya bir yalı yaptırır. 1659’da Kaya Sultan’ın ölümünden sonra uzun süre harap kalan yalı, 1719’da III. Ahmed’in kızı Fatma Sultan ile evli olan Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından yıktırılarak yeniden inşa ettirilir.
III. Ahmed ve diğer Osmanlı hanedanının sık sık geldiği yalı, tarihe “Çırağan Şenlikleri” olarak geçen eğlencelerin başladığı yer olarak geçer. Sözlükler “çırağan” sözcüğünün, Farsça “yağlı fitil, mum, kandil, ışık” demek olan “çerâğ” sözcüğünden geldiğini yazar…

Yazının devamı için: Urbanista Ocak Sayısı

PAYLAŞ