Kadın girişimcinin yanında: KAGİDER

Tam 12 yıldır hiçbir kâr amacı gütmeden, ülkedeki kadınları destekliyor Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER). Ürettiği projeler, verdiği eğitim ve sertifikalarla kadınların iş kurarken nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini anlatıyor. Maddi destek ya da işbirlikleri için onları firmalara yönlendiriyor. Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Gülden Türktan ile tüm bu süreçleri konuştuk.

543
PAYLAŞ

KAGİDER’de bir projenin kabul edilmesi için kriter ne oluyor?
12 yıldır kadın girişimciliğinin ve istihdamının artması için projeler üretiyor ve ekonominin büyümesiyle kadının ekonomideki gücünün artmasını sağlamayı misyon edindiğimiz çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Projelerimizin çoğunu kendimiz üretiyoruz. Bu süreç de toplumda fırsat eşitliğinin desteklenmesini amaçlayan bütünsel bir yaklaşımla kurgulanıyor. Gerek kendi ürettiğimiz gerekse bizlere gelen projeleri etki alanı ve inovatif özelliklerinin yanı sıra başka kriterlerle de değerlendiriyoruz. Kurulduğumuzdan bu yana devlette, özel sektörde ve toplumda kadını savunduk. İstihdam ve girişimcilik alanındaki sorunları çözmek için ulusal ve uluslararası görev gruplarında liderlik yaptık. Ekonomi, siyaset ve yaşamın her alanında kadının güçlenmesi için kanun koyucu ve uygulayıcıları etkilemek ve özel sektörü kadın dostu yapmak kadar, bu çalışmaların kamuoyunda yankı bulmasını ve toplum tarafından sahiplenilmesini sağlamak için aktif bir iletişim stratejisi benimsedik.
Biraz daha detaylı bahsedebilir misiniz bu stratejiden?
Bir yandan girişimci adayı kadınları seminer ve danışmanlık hizmetleriyle destekliyor bir yandan da genç kadınları iş yaşamına hazırlayacak pratik işe giriş simülasyonları, teknikleri içeren projeler geliştiriyoruz. Ayrıca üniversitedeki gençlere yönelik kadın-erkek eşitliğine ve kadın istihdamının önemine dair farkındalık çalışmaları yapıyoruz. Türkiye’deki kadın istihdamını artırmak için yaptığımız çalışmalardan biri ‘Fırsat Eşitliği Modeli’.
İşe alım, eğitim, kariyer planlama ve geliştirme gibi süreçlerdeki eşitsizlikleri saptamak ve iş yaşamında cinsiyet ayrımcılığına dayalı yaklaşımlara son vermek için hayata geçirdik bu projeyi. IPRA (Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği) Altın Küre Ödülleri’nde 2014 yılı Sivil Toplum Kuruluşları Kampanyası’nda KAGİDER kategori kazananı oldu. 2011’de Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick’in katılımıyla Türkiye’de tanıtılan, kurumları farklı başlıklar altında kadın-erkek oranları ve eşitlikçi prosedürlerine bakarak inceleyen ve doğru prosedürleri olduğunu ortaya koyabilen kurumlara Fırsat Eşitliği Sertifikası (FEM) veren projemizle uluslararası arenada yer aldığımız ve ödüllendirildiğimiz için gurur ve mutluluk duyuyoruz.
Uygulama sonuçları nasıl?
Eşitlik sertifikası alan şirketlerde görüyoruz ki, işe doğru insan yerleştirebilmek için bu prosedürleri oluşturuyorlar. FEM Sertifikası, bir nevi kadının eşitlikçi bir ortamda çalışmasının garantisi ve de geleceğin çalışma biçimi. Kısacası şirketin geleceğini bugünden netleştiren bir yapıya sahip.
Şu anki sosyo-politik düzende kadınların konumlandırılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kadınların ekonomik hayatta ve karar alma mekanizmalarında yer almasının son derece önemli olduğuna inanıyor, üyelerimiz ve kadının güçlenmesine değer veren paydaşlarımızla birlikte çalışarak hem kadın girişimciliğine hem de ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlamak istiyoruz. Oranlara baktığımız zaman kadının ekonomideki temsili gün geçtikçe artmakta. Kadının işgücüne katılım oranı halen istenen rakamlara ulaşamasa da TUİK Toplumsal Cinsiyet İstatistikleri 2013 raporunda bu oran %30,8 olarak açıklandı. Yine aynı raporda 2007’den bu yana kadının işgücüne katılma ve istihdam oranlarında istikrarlı bir artış gözlemleniyor.

Yazının devamı için: Urbanista Ocak Sayısı

PAYLAŞ